Dekanı var binası yok!

Bir süre önce atandı; ama ne duyduk ne gördük.

Acaba “bu fakülte çok önemli değil” diye mi ilan edilmedi?

Sorduk soruşturduk, baktık ki çok önemli hem de şehrimiz için büyük bir eksiklik.

Neden mi bahsediyorum?

Dünya’nın içinde bulunduğu salgında en çok öne çıkan ve bununla ilgili bilim adamlarının da harıl harıl çalıştığı bir konu.

Tarım ve gıda…

Geçen günlerde medyabar.com sitemizde de haber olarak yer alan bir proje dikkatimi çekti.  Yerli mısır tohumu üretimi ve aynı zamanda ekonomik verim de sağlayacak bir projenin TÜBİTAK tarafından destekleneceğiyle ilgiliydi. TÜBİTAK 1001 kodlu projede destek alan akademisyen Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Rahime Cengiz olarak belirtilmişti.

Bu şehirde tarımla ilgili bir fakültenin olduğunu ve projeler ürettiğini bilmek geleceğe dair umut verici.

Neden mi?

Dünya’da birçok iş kolu üretime ara verdi, birçok ülkede sokağa çıkma yasağı ve üretimleri durdurma kararları alındı; ancak tarımsal faaliyetler salgın riskine rağmen vazgeçilmezliğini koruyor.

Ülkemiz için de bu hassasiyet geçerli. Sokağa çıkma yasağı kapsamı dışında tutulan alanlardan biri de tarımsal faaliyetler.

Demek ki neymiş? “Tarım bir ülkenin hayati konularından biriymiş”

Sakarya, tarımdan bahsedilen, ovalarıyla toprağıyla, tarım ürünleriyle övünen bir şehir.

Sakarya’da  başta mısır olmak üzere buğday, şekerpancarı, ayçiçeği gibi tarla bitkileri yanında lahana, marul, domates, biber, kabak, karpuz ve taze fasulye gibi bahçe bitkileri tarımsal üretim içinde ağırlıklı yer tutuyor.

Ayva ve fındık üretiminde de öne çıkan birçok ürünün yetiştiği Sakarya’da işte tüm bu zenginliği, bilimle, AR-GE ile daha verimli ve daha ekonomik kazanım seviyesine ulaşması gerekiyor.

Bir süre yaşadığım İsviçre’de bilim ve sektörlerin iç içe nasıl çalıştığına şahit oldum. Artık Dünya Ekolojik Tarım kavramından bahsediyor. Yani doğadaki dengeyi korumaya, toprak verimliliğinde devamlılığını sağlamaya dönük,  hastalık ve zararlıları kontrol altına alarak doğadaki canlıların sürekliliğini önemseyen bir sistem bu.

İsviçre bu yaklaşımla Avrupa’daki Pazar payı en yüksek ülkeler arasındaki yerini aldı. Bir taraftan da uluslararası toplantılara ev sahipliği yaparak topraktaki verimlilik üzerine çalışmalar yapıyor. Geçen yıl İsviçre'de bir araya gelen uzmanlar, insanların yürüttüğü faaliyetlerin toprağın kalitesini bozduğunu, çölleri yaydığını, ormanları azalttığını, vahşi yaşamı yerinden ettiğini ve turbalık alanları kuruttuğunu açıkladı.

Ülkemizde de tarımsal faaliyetlerde büyük bir iyileşme görüyoruz. Ancak yeterli olmadığı yönünde endişelerim var. Çünkü birçok üretimde geleneksel tarım üretimi anlayışıyla hareket ediliyor.

Burada artık bir bilinç değişimine ihtiyaç var.

Önceki günler Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’nin Jeotermal Sera, Uygulamalı Tarımsal Eğitim Merkezi ve 54 Katılımlı Arıcılık” açıklamaları modern tarımcılıkla ilgili heyecanımı arttırdı.

Ancak bu işlere şehrin tüm aktörleri ve özellikle üniversiteler de dahil edilmeli. Hatta bir tarım çalıştayı düzenlenmeli. Bu işler bilimden uzak yapılmamalı diyeceğim de daha bugüne kadar bu alanla ilgili fakülte bile yokmuş.

Nasıl olur da tarım diyince akla gelen bir şehirde 30 yıldır bir fakülte olmaz” derken TÜBİTAK projesi haberiyle yeni kurulan Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi ile bu alanlarla ilgili bir de araştırma merkezini de öğrenmiş olduk.

Merak ettim…

Açtım telefonu sordum Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi İletişim Koordinatörlüğü’ne Nerede bu fakülte, nerede dekan?, cevabı duyunca şaştım kaldım. Cevap aynen şöyle, “ Fakülte var, dekan da var, hatta hocalar da var ama binaları yok” diyerek konuya açıklık getirdi “evet fakültemizi kurduk, YÖK’ten onay aldık, mısır, fındık, tohum geliştirme gibi alanında önemli bilim çalışmaları olan akademisyenlerimiz görevlerine başladı, hatta Dekanımızın da ataması gerçekleşti. Ancak dekanımız dahil diğer hocalarımız, kendi imkanlarıyla ve üniversitemizin bazı birimlerini kullanarak çalışmalarını sürdürüyorlar. Çünkü şehirde faaliyet göstereceğimiz bir bina tahsis edilemedi. Zira yeni kurulan bir üniversite olarak fiziki imkansızlıklardan birçok çalışmayı zor şartlarda gerçekleştiriyoruz.  TÜBİTAK 1001 projesi onaylanan hocamız var. Yerli ve ekonomik verimliliği yüksek mısır tohumu üretme projesi onaylanmış oldu. Tarımla ilgili birçok alanda çalışmaları olan hocalarımız var. Biz, daha çok fayda üretmek istiyoruz.  Ancak  Sakarya Üniversitesi’yle aynı Kampüs içinde kaldık. Yeni Kampüş alanımızın onaylanmasını, faaliyet göstermek istediğimiz alanlarda şehrin uygun yerlerinde binaların hizmete sunulmasını bekliyoruz. Bu üniversite şehrin üniversitesi, şehre katkı sağlayacak akademik çalışmalara her kesimden destek gelmeli” dedi.

Ne diyelim, Dünya bilim gözüyle tarım yapıyor, bizim daha bilim insanlarına oluşturacağımız dört duvarımız bile yokmuş…

Her fırsatta tarımdan dem vuran Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve AK Parti’li milletvekillerimize duyurulur…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Turhan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

06

Serdivanlı - Mert kardeşim üniversitelerde bölüm ve program açmak için yök belirli sayıda akademik kadro istiyor bu 2 yıllık myo larda bile en az 3 öğretm elemanıdır ki. Fakülte olunca her böşüm için bunu şart koşuyor. Yeterli sayıda akademik kadronuz yoksa bölüm için başvuru dahi yapamıyorsunuz. Bilginiz olsun iyi çalışmalar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 21:54
05

adalı - güzel bir konuya değinmişsiniz.konununda takipçisi olalım.herşeyin bir başlangıçı var ilerde faydalarını hep beraber görürüz inşallah.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 20:34
04

Hasan Üstüngüler - Meselenin şehre katkı sağlamak değil şov yapmak olduğunu buradan da görebiliyoruz. Üniversite şehre fayda üretmek için adımlar atıyor ama yanında hiç kimse yok.

Yanıtla . 5Beğen . 2Beğenme 21 Nisan 18:36
03

Utku Zafer - BAŞKAN ZİRAAT MÜHENDİSİ YA İŞİ GÜCÜ TARIM

TARIM İL MÜDÜRÜ YAPSAYMIŞLAR KEŞKİ

BİRAZ DA ŞEHİRCİLİKLE İGİLENELİM LÜTFEN

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 21 Nisan 16:37
01

Mert -

sayın rektöre sorsaydınız binası ve öğrencisi olmayan bir fakülteye dekan ve hoca atamak ve bunlara hizmet edecek diğer personeli atamak yazık günah değilmi bu devletin parasına binanı yap öğrenci almaya başla hoca ata yok beğim kadrolaşacak ya. ha birde yine bu üniversitede bayağı buluşlar vardı ne oldu mesala hatırladığım çelik yelek

Yanıtla . 4Beğen . 4Beğenme 21 Nisan 16:12
08

Siyanür - @Mert 01 nolu yoruma cevabı: sadece yazmakla olmuyor mert beyefendi; konuyu bilmek de lazım, bilinmese de öğrenmek lazım. bu durum üniversitenin kendi kafasına göre yaptığı bir iş değil. öğrenci almak için önce ilgili birimlerin resmiyette kurulması, ardından asgari sayıda hoca alması şartı var. bunlar olmadan zaten YÖK öğrenci alımına izin vermiyor. mecburen dekan da atayacak fakülte sekreteri de. açılacak yapılandırılacak binasıyla ve diğer ihtiyaçlarıyla kim uğraşacak bunların, gökten zembille kendiliğinden mi inecek. ayrıca alandan birileri ilgilenmek zorunda ki, her bilim dalının kendine has özellikleri ve ihtiyaçları var. senin "beğim" diye dalga geçer gibi yazdığın kişi bu şartlarda zaten alan ile ilgili kişilerden kadro oluşturmak zorunda. neyin kafasını yaşıyorsunuz. farkındamısın sakarya üniversitesi ikiye bölündü ve yeni üniversite bir taraftan türlü zorluklarla yol katetmeye çalışıyor, bir yandan da işlerine güçlerine sarılmış hızla ilerliyor. eski köklü üniversite sıfır çekerken adamlar tübitaktan bu malum korona virüsü durumda bile çalışıyor çabalıyor, proje çıkarmış tebrik edip destek olacağınıza, "il büyüklerinin de üniversitenin yapılanmasında destek olması gerekli" diyeceğinize nelerden bahsediyorsunuz. pes doğrusu.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 22 Nisan 09:38
07

Necmi Silsüpür - @Mert 01 nolu yoruma cevabı: Yüksek Öğretim Kurumu bir bölümde en az 3 öğretim üyesi olmadan (ki onların da anabilim dalları aynı olmayacak) öğrenci alınmasına müsade etmiyor ne yazık ki. 3 öğretim üyesi ile de bir dönemde her biri bir uzmanlık alanı olan ortalama 6 - 7 dersi nasıl verirsiniz bilemiyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Nisan 00:52


Anket Sakaryaspor'un yüzde 49 hissesinin satılmasını destekliyor musunuz?