Yasak Değil Fırsat

Virüs vakasının görülmesiyle birlikte yaşamımızda önemli değişiklikler meydana geldi. Zaruri olmadıkça evden çıkmamak, yaşamımızın farklı alanlarını büyük ölçüde etkiledi.

Aslında bu durum aile içi ilişkilerimizi güçlendirmek için değerlendirilmesi gereken önemli bir fırsattır.

Günlük yaşantımızda, gün sonunda işten yorgun geldikten sonra ne ailemize ne de kendimize yeterince zaman ayıramıyoruz.

Bu sebeple, içinde bulunduğumuz süreci kısıtlayıcı olarak algılamak yerine önemli bir fırsat olarak değerlendirebiliriz.

Yaşamımızda meydana gelen değişiklikler ruh sağlığımızı da etkiliyor.

Bu süreçte bedensel sağlığımıza dikkat etmenin yanında ruhsal iyi oluşumuza da dikkat etmeliyiz. İyi oluşumuza katkı sağlayacak tarzda ailecek çeşitli fiziksel aktiviteler yapabiliriz.

Bunun yanında, inancınız ne yönde olursa olsun şükretmenin, şükran duymanın iyi oluşa büyük katkı sağladığına dair çeşitli araştırmalar mevcuttur.

Resmi olarak 1998 yılında Pozitif Psikoloji hareketini başlatmış olan Seligman, 2002 yılında yazmış olduğu ‘’Gerçek Mutluluk’’ isimli kitabında iyi oluşun çeşitli boyutlarından bahsetmiştir.

Bunlardan biri olan; Anlamlı hayat boyutunda, bireyin kendine has yeteneklerini kendisinden daha yüce ve daha büyük bir varlığa hizmet etmek için kullanmasının üzerinde durmuştur.

Ailecek yapılabilecek aktivitelerden biri ‘Teşekkür Günlüğü’ tutmaktır.

Teşekkür Günlüğü’nü şu şekilde tutabilirsiniz:

Teşekkür Günlüğüm

Her gün güne başlarken şükran duyduğunuz üç cümleyi defterinize yazmakla başlayın. Örneğin; Güne sevdiklerimle birlikte başladığım için, beraber olduğumuz için teşekkür ederim.

Ardından gün sonunda defterinizi elinize alın ve gün içerisinde minnettar olduğunuz en az üç tane daha madde yazın. Maddeleri istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. Yazdığınız maddelerin yanına ya da altlarına çeşitli küçük resim veya semboller de çizebilirsiniz.

Okul, çocuklara yalnızca akademik bilgi kazandırılan yer değildir. Aynı zamanda çocuk için sosyalleşme ve bir arada bulunabilme becerilerinin kazanıldığı yerdir.

Okul, çocukların ileride yetişkin toplumsal yaşamına adapte olmalarına katkı sağlar. İçinde bulunduğumuz süreçte uzaktan eğitim faaliyetleri ile çocuklar akademik açıdan destekleniyor.

Fakat çocukların duygusal gelişim açısından desteklenmesi de aynı derecede önemlidir. Burada ebeveynlere büyük görev düşüyor.

Çocuğunuzun duygusal gelişimini desteklemek için öncelikle duygu eğitimi verip ardından çeşitli oyunlar ile pekiştirebilirsiniz.

Duygu eğitiminin nasıl verilebileceği ile ilgili olarak Şubat ayında yazmış olduğum yazımdan faydalanabilirsiniz. Ardından ‘Duygumu Bil’ oyununu oynayabilirsiniz.

 

Duygumu Bil

Farklı duyguları içeren duygu listesi yapalım. Sonra küçük kağıtlara bu duyguları içeren yüz ifadeleri çizelim.

Bu kağıtları içerisindeki ifadeler görünmeyecek şekilde katlayalım. Katladığımız kağıtların hepsini bir poşete koyalım.

İlk sıradaki kişi poşetten kağıt seçsin. Sonra diğer oyuncular  ‘’Bu nasıl bir duygu?’’, ‘’Bu duyguyu ne zaman hissederiz?’’, ‘’Bu duyguyu en son hangi olayda hissettin?” sorularını sorduktan sonra bu duyguyu yüzünde canlandırsın ve diğerleri hangi duygu olduğunu bilmeye çalışsınlar.

Bu oyunumuz çocukların duyguları tanıma ve ayırt edebilme yetisini geliştirecektir.

Hangi durumda ne hissettiğine dair farkındalık kazanmasını ve kendi içsel dünyası ile yakınlık kurmasını sağlayacaktır.

Duyguyu yüzünde canlandırarak, duygu ifadesini tanımış olacak ve diğerlerinin yüzündeki duyguyu anlamlandırırken de başkalarının duygularını okuma konusunda gelişim sağlayacaktır.

Bu da empati gelişimini olumlu etkileyecektir.

Sonuç olarak, içinde bulunduğumuz süreci olumsuz algılamak yerine bedenen ve ruhen sağlıklı geçirebileceğimiz değerli bir fırsat olarak görmek bizim elimizde.

Bu süreci en sağlıklı şekilde geçirebilmek dileğiyle..

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğba Tosun - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Tuğba Tosun - ÜLKEMİZDE PEDAGOG ÜNVANI VE KARŞILIĞI

YÖK Lisans programlarını dönem dönem emsal program olduğu, istihdam olmadığı için MEB isteği ile kapatabilmektedir. Pedagoji de MEB talebi ile 1983 yılında kapatılır ve PDR ile birleştirilir.

Adalet Bakanlığı 1993’te YÖK’ten gelen yazı doğrultusunda Pedagog kadrosuna PDR mezunlarının alınmasını belirtir. O dönem itibariyle Pedagog ünvanlı kadroya PDR mezunları alınmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’deki Pedagog eşdeğer mezuniyet programı YÖK yazısı ve Bakanlık kadro alım yönetmeliğine göre PDR’dir.

Fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olmak gerek. İyi günler dilerim.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 20 Mayıs 09:15
03

Vatandaş - @Tuğba Tosun 02 nolu yoruma cevabı: Ben şimdi kimin bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğunu göstereyim siz karar verin. Verdiğiniz tarih ve ıçerik hatalı. Resmî durum şudur:

16.10.1989 tarihli Yök yürütme kurulu toplantısında 2547 sayılı kanun 2880 sayılı kanunla değişik 43/B maddesi uyarınca sadece İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Pedagoji mezunlarının Pedagog ünvanı kullanabileceklerine karar verilmiştir' sizde bu bölümden mezun olmadığınıza göre pedagog değilsiniz.

Adalet bakanlığında olan pedagog işe sadece bir kadro ismidir, meb deki rehber öğretmenlik gibi,(felsefe mezunları da rehber ogretmen kenkadrosuna aranıyor) çocuk gelişimciler, eğitimde psikolojik hizmetler mezunları ve pdr mezunları KPSS puanı ile bu kadroya zaman zaman alınmıştır, siz adalet bakanlığının kadrolu elemanı olmadığınıza göre böyle bir kadro ünvanını sivil hayatta kullanamazsınız. Şimdi yasal bilgi sahibi olduk, fikir sahibi de olabiliriz.

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 23 Mayıs 18:40
01

Vatandaş - Türkiye'de Pedagog yetiştiren en son üniversite 1989 da kapandı. Ülkemizde Pedagog diye ünvan veren bir üniversite yoktur. Lütfen diplomanızla ıspat edemeyeceğiniz unvanlar kullanarak vatandaşı yanıltmayın. Kurum, kuruluş sahipleri de bu konuda duyarlı olmalı ve diplomasını görmeden kimseye bütür ünvanlar kullandırmamalı.

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 17 Mayıs 05:17


Anket Koronavirüse karşı sizce ne gibi tedbirler alınmalıdır?