Üç mektup yaz

31 Mart seçimlerinde Sakarya Büyükşehir Başkanlığına seçilen Sayın Ekrem Yüce dünkü meclis konuşmasında ‘’ 99 depreminden kalan borçları ödüyoruz ‘’ sözlerini söyleyince nedense aklıma üç mektup hikâyesi geldi.

 Anlatılır ki;

Osmanlı zamanında, işlerin pek de iyi gitmediği bir dönemde, yeni bir sadrazam göreve getirilir.

Devlet saltanat ile yönetildiğinden, Padişah değişmeyeceğine göre, ikinci adam olan sadrazam tüm sorumluluğu üstlenmektedir.

Bu yüzden en küçük bir olumsuzlukta hemen sadrazam diyeti öder.

İşte bu türden bir sadrazam değişikliği yapılmaktadır…

Yeni sadrazam çok hırslı, idealist ve biraz da çokbilmiş birisidir.

Devir teslim yapılır. Eski sadrazam görevi devreder. Ancak yeni sadrazama bakar, yıllar önceki halini hatırlar.

Birkaç yıl önce, O da bu sadrazam gibi hırslı ve çokbilmişin biri olduğu aklına gelir.

Derken devrik sadrazam önceden hazırladığı üç tane mektubu yeni sadrazama verir. Bir, iki, üç nolu mektuplar…

Ve şöyle der; ‘’ başın sıkıştığında bir nolu mektubu aç bak’’

Yeni sadrazam nezaketen hiçbir şey demez.

Mektupları alır.

Bir kenara atar. İşe başlar…

Aradan bir zaman geçer.

Dedik ya; işlerin iyi gitmediği dönemlerdir. Adeta her kafadan bir ses çıkıyor.

Adeta motor arızalıdır.

Şoför değişmenin pek de bir anlamı yoktur aslında…

Yani şehir çökmüş, can çekişiyor.

Dediği gibi bir nolu mektubu açar, okur.

Şöyle demektedir. ‘’ yapacağın, yapmayacağın bir sürü vaatte bulun, sıkışırsan ikinci mektubu aç bak’’.

Bizimki başlar atıp tutmaya.

Bir zaman durumu idare eder. Herkes’’ durun galiba bir şeyler yapacak’’ diye millet susar bekler.

Ancak dedik ya; motor arızalıdır diye. Yeniden itirazlar başlar ‘’ne yapacaksan yap artık hep vaad hep vaad’’ denilmeye başlar.

Bizim ki hemen ikinci mektubu açar. Şöyle demektedir.

‘’kendinden öncekileri hep kötüle, karala benim bir suçum yok de ve sıkışırsan üçüncü mektuba bak.’’

Başlar geçmiştekilere sataşmaya…

‘’Benim bir suçum, ben geldiğimde şöyleydi böyleydi’’ demeye…

Bir zaman durumu yine idare eder. Herkes susar, bir süre ses çıkmaz.

Bu taktik de uzun sürmez.

‘’Artık yeter anladık senin suçun yok, ancak seni getirdik çözüm bulasın’’ diye itirazlar başlar.

Yeni sadrazam bu defa gerçekten çok sıkışır.

Aklına üçüncü mektup gelir. Başka da çare kalmamıştır.

Açar bakar.

Şöyle denilmektedir.

‘’SENDE BENİM GİBİ ÜÇ  TANE MEKTUP YAZ…’’

 

COŞKUN BİLİR

 

 

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Coşkun Bilir - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı olacak mısınız?