Sakarya’da iki üniversite arasından neler yaşanıyor?

  Sakarya’da bulunan iki üniversite arasında bir süredir içten içe yanan bir kriz var.

Sakarya Üniversitesi ve 2018’de kurulan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi arasında özellikle rektörlük bazında bir sorun olduğunu görmemek imkansız.

Hatta ben bir vatandaş olarak üniversitelerimiz arasında yaşanan bu süreçten dolayı utanıyorum.

Şehir dışından bir dostum arayıp, üniversite nasıl dese, “Yemekhane-Stadyum kavgası” var demeye dilim varmaz.

Nasıl dilim varır Allahınızı severseniz…

Nasıl derim, “Koskoca iki üniversite Spor Bilimleri Fakültesi Stadyumuna kimin tabelasının asılacağı yada Yemekhanenin nasıl kullanılacağı konusunda birbirine girdi”

Ama durum tam olarak böyle…

Neyse…

Necdet Başoğlu birkaç gündür konuyu muhatapları ile görüşüp yazıyor.

SAÜ işi gücü bırakmış SUBÜ ile orası benim burası senin kavgası veriyor.

SAÜ’nün başındaki Prof. Dr. Fatih Savaşan’ın bu ilk icraatı da değil zaten. Savaşan ile ilgili geçmiş dönemde yazdığım yazılar arşivlerde duruyor.

Savaşan Sakarya’da alışık olmadığımız bir rektör portesi çiziyor. Daha çok siyasi partilerde görmeye alışık olduğumuz bir yönetim modelini benimsiyor.

Kendisi bazen bize eleştirilerimizden dolayı kızıyor olabilir ki hakkıdır da kızmak. Kimse eleştirilmekten keyif almaz zaten.

Ama biz gördüklerimizi söylemekle mükellefiz. SAÜ’nün yemekhane inşaatındaki özenin arkasındaki amacı yada SAÜ’nün işlettiği kantinlere ürün tedarikinin nasıl yapıldığı gibi spesifik olmayan konularla uğraşsak Rektör Savaşan haklı olabilir ancak, konumuz Rektör Hoca’nın akademide görmeye alışkın olmadığımız tarzı.

İşte SAÜ’nün Rektörünün alışılmadık tarzı ve SUBÜ rektörünün üniversitenin kuruluşundaki konseptin dışına çıkma çabası ortaya kötü bir manzarayı çıkarmak için yetiyor da artıyor bile.

Yani sevgili dostlar bu yazıda anlatacağım konu, iki rektörün kendi doğruları ile hareket ederken olaya tarafsız bir perspektiften bakamamalarından ibarettir.

*** *

Öncelikle kısa adı SUBÜ olan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin kuruluş sürecine bakmak lazım.

SUBÜ kuruluşunda SAÜ’de farklı bir misyonda kurulmuştu.

O dönem yapılan planlama ile SAÜ teori, SUBÜ ise pratik üstüne yoğunlaşacaktı.

SAÜ Mehmet Durman ve Muzaffer Elmas’ın rektörlükleri döneminde hızla gelişim sağlamıştı. SAÜ’nün hızlı gelişimi uzun süre devam etti. Son dönemde bu yükseliş terse dönmüş olsa da SAÜ önemli bir mesafe kat etmişti.

Siyaset 2015 seçimlerinden sonra SAÜ’nün bu yükseliş trendi pratik alanına da dökmek için Sakarya’ya ikinci bir üniversite modeli üzerine çalışmaya başladı.

Çalışmanın başındaki isim Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen’di.

SUBÜ’nün kuruluşundaki asıl amaç, Türkiye’de belki e en çok ihtiyaç olan alanlardan birini doldurmasıydı: Sanayi-Üniversite işbirliği.

Bu amaçla kurulan üniversitenin başına da SAÜ’de 3+1 ve 7+1 modellerini hayata geçiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık getirildi.

SAÜ’nün teori konusundaki odaklanması ile bir türlü istenilen verimde olmayan üniversite sanayi işbirliği SUBÜ ile gerçekleştirilecekti.

Yani SUBÜ’nün kuruluşundaki asıl amaç, bir sanayi ve tarım şehri olan Sakarya’da sanayinin elini güçlendirmek, sanayinin uygulama dersleri ile yetişen öğrencilerden kısa sürede faydalanmasını sağlamaktı.

SUBÜ’nün kuruluşuna imza atan siyasi iradenin planı bu yöndeydi.

O dönemde görev yaptığım gazetede SUBÜ’nün kuruluş sürecini oldukça yakından takip ediyordum. Hatta konu ile ilgilenen Sakarya Milletvekili Mustafa İsen, o yıllarda Yenigün ve Sakaryahalk gazetelerinin yazı işleri kadrosuna bu konuda uzunca bir bilgilendirme toplantısı bile yapmıştı. İsen hoca yeni üniversitenin konseptinden bahsettiğinde açıkçası alışılmadık bir model olduğu için tereddüt etmiştim.

Ancak eğitim bilimleri konusunda uzman biri değildim. Benim hassasiyetim ve bu konuda söyleyebilecektim üstünkörü bir hobinin sonucu yada gazeteciliğe mahsus bir malumatfuruşluğun ürünü olabilirdi.

O açıdan SUBÜ’nün konsepti konusunda yargıya varan bir yorum yapmaktan kaçınsam da, bu konuda söylediklerimi hep “bence” parantezine alarak ifade ettim.

Yani SUBÜ’nün kuruluşundaki merkezi kampüs olmaması ve fakültelerin ilçelere dağıtılması konusunu ne benimseyebiliyor ne de karşı çıkabiliyorum.

Bildiğiniz gibi SUBÜ, SAÜ’den farklı bir yerleşim biçimine sahip olarak kuruldu.

SUBÜ’nün merkezi kampüsü olmayacak bunun yerine fakülteler ilçelerde kurulacaktı.

2018 yılında SUBÜ’nün kuruluş taslağı YÖK’e gittiğinde oldukça beğenildiği konuşuldu.

O dönemde görüştüğüm akademisyen ve siyasetçiler, YÖK’ün bu modeli; diğer şehirlerde kurulacak Uygulamalı Bilimler Üniversitelerine tavsiye edeceğini söylemişlerdi.

Hatta SUBÜ’den sonra Isparta’da kurulan Uygulamalı Bilimler Üniversitesi de hemen hemen aynı konsept üzerine inşa edilmişti.

Yani YÖK, yeni kurulacak Uygulamalı Bilimler Üniversiteleri için SUBÜ modelini kopyala yapıştır yöntemini uygulamakta sakınca görmemiş SUBÜ’yü bir model olarak kabul etmişti.

*** *

Az evvel de dediğim gibi SUBÜ’nün kuruluşunda farklı bir konsept vardı.

Tek bir kampüsten ziyade daha farklı merkezler üzerinde bir sistem oluşturulmuştu.

SUBÜ’nün bir toplantısında bu modeli nasıl karşıladıklarını rektör Sarıbıyık’a da sormuştum. Rektör Sarıbıyık soruma siyasi bir cevap vermiş ve eğitim sürecine kuruluşta olduğu gibi devam edeceklerini söylemişti ama bu konseptin pek içine sinmediği çok belliydi.

Son dönemde yaşananlar da SUBÜ Rektörü’nün üniversiteyi kuruluşta planlanan halinden daha farklı konumlandırmak istediğini gösteriyor.

Zira SUBÜ, merkezi kampüs çalışmasını bir süredir yürütüyor. Hatta bazı ilçeler SUBÜ kampüsünün kendi sınırları içinde olması için yer tahsis etmek için hazır bekleyip üniversiteyi davet ediyorlar.

Konu ile ilgili geçtiğimiz hafta köşe yazarları bu konulara değindi. Aynılarını tekrar etmek istemiyorum.

Ancak merkezi kampüs konusunda görüştüğüm akademisyenler oldu ve bazıları SAÜ Esentepe Kampüsü modelini doğru bulurken bazı isimler ise merkezi kampüs devrinin dünyada bitmeye başladığını söylüyordu.

Hatta SUBÜ’nün farklı ilçelerde kurulacak fakülte modeli için, “Sakarya gibi bir uçtan bir uca gitmesi zor olmayan iller için tam uygun olan kampüs şeklini bozmak doğru değildir. Merkez bir kampüs yapılmak istenmesi Türkiye’de 200 üniversiteden biri olmasını istemektir. Hâlbuki yeni kampüs modelinin Türkiye’de örneği olabilir SUBÜ” değerlendirmesinde bulunan isimler bile oldu.

Bu perspektiften bakında, Rektör Sarıbıyık’ın istediğini düşündüğüm merkezi kampüs modeli eğer devam edecekse; o halde SAÜ’yü bölmeye ne gerek vardı diyorum.

Madem merkezi kampüs olacak, o halde süreç SAÜ üzerinden devam etseydi.

**** *

Özetle…

SAÜ ve SUBÜ’nün iki temel sorunu var.

SAÜ Rektörlüğü SUBÜ’ye alan kaptırmamak için siyaset yapmaya çalışırken SUBÜ ise üniversitenin kuruluş konseptini değiştirmek istiyor.

İki üniversitenin bu farklı mücadelesi ise ortaya kaotik bir manzara çıkarıyor.

İki rektör bir araya gelmiyor.

Gelse de biz görmüyoruz. Ki bizim görmemiz bir onay merci olmamız anlamında değil. Bizden kastım kamuoyu.

Mesela iki rektör bir arada bir basın toplantısı yapmadı.

Türkiye’nin 2 üniversite olan birçok şehrinde bu durum yaşanıyor aslında. (Sanırım bir tek Kayseri’de bu durum tam tersi)

Ama Sakarya daha farklı bir yer.

İki rektörün arasındaki bu garip çekişme şehre yarar sağlamadığı gibi siyaset bu durumun şehre zarar verdiğini düşündüğü zaman müdahale edebilir.

İşte o zaman, bir tarafın gece yarısı tabela asmaya varan rol kapma oyunu ve diğer tarafında  kuruluşundaki taslaktan farklı bir modelle yürütmeye çalıştığı sistem çabası farklı bir sonuç ortaya çıkarabilir.

İki rektör de bir gece yarısı www.tcresmigazete.gov.tr adresindeki Yürütme ve İdare Bölümündeki 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 Maddesi ile 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili maddelerinin sonuçları ile karşılaşabilirler.

Ben eğitim bilimleri konusundan anlayabilen biri değilim. Hatta üniversite yönetmek konusunda iki rektörümüzün binlerce yıl gerisindeyim.

Ama iyi anlayabildiğim ve okuyabildiğim iki şey var.

Birincisi, Sakarya’da siyasetin iki üniversite arasında ve içinde yaşananlardan pek memnun olmadığını görebiliyorum.

Ve ikincisi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2002’den beri devam ettirdiği gücünün ve halkın nezdindeki kredisinin sebeplerinden birinin de; kendilerine verilen işini iyi yapmadan ve gereksiz bir özgüvene kapılarak “Beni buraya beyefendi gönderdi” limanına sığınan yöneticileri hiç acımadan o makamlardan alması olduğunu çok iyi biliyorum.

Hatta ikinci bildiğim ile ilgili bir örnek vererek bitireyim yazımı.

2011 seçimlerinde AK Parti’den milletvekili aday adayı olan bir üst düzey bürokrat ile bir röportaj yapmıştım. 24 yaşında bir muhabirdim. Bürokrat benim tecrübesizliğim karşısında güçlü olmasının hazzını sanırım kelimelere dökmek istemişti. Ve o röportajda aynen şöyle söyledi: “Tayyip Bey bize yıllarca çok önemli bir kurumu emanet edip güvendi. Türkiye’nin en kritik sektörlerinden birinde çok önemli görev üstlenmemi sağladı. Şimdi size soruyorum milletvekilliği konusunda burada yerel bir avukata mı güvenecek yoksa yıllarca böyle önemli görevler verdiği bana mı?”

Sonuç mu?

O yerel avukat bugün AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı.

O bürokratın 2011’den beri ne yaptığını ise bilmiyorum.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Safa Polat - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

27

Akif - Olay yanlış anlaşılmış her mahalleye fakülte değil eğitim bilim yuvası diyorsunuz üniversiteden mezun biri teoride sıfır bilgi ile mezun oluyor sonra üniversite mezun işsiz diyorsunuz. Serdivana denizcilik fakültesi açsanız ne olacak oradan mezun biri sadece teoride bilgisi olacak gelin sınıflar derslerde olmasın alanlarda olsun diyoruz. ama adam gitmiş mahalleye kalkındırma ilçeyi kalkındırma diyor. evet oda olacak ama ana hedef değil.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Temmuz 13:34
26

Yeşilsiyah - her ilçeye bir fakülte misyonu (!) böyle misyon ne gördüm ne duydum. ben bunun misyon değil ilçeleri kalkındırma planı derdim. ama bu tarz düşünenler gibi düşünseydim ben de mahalleme bir fakülte isterdim orası kesin. Rektörüm bizim mahalleye de en az bir Fakülte istiyoruz lütfen (!) etmeyin eylemeyin efendiler, dostlar, arkadaşlar; günahtır. Üniversite üniversite gibi olmalı. SAÜ Eğitim fakültesi yıllardır ne sorunlar yaşıyor biliyormusunuz. Onlara sordunuz mu hiç. Yaşayana sordunuz mu falanca ilçelerdeki öğrenciye personele . Üniversitenin misyonu başka şey aynı yerleşke içinde olması ya da olmaması başka şey. Karıştırılmamalı. Üniversite rant kapısı değil, eğitim öğretim yuvasıdır, bilim yuvasıdır. subü misyonunu gayet başarıyla sürdürüyor. neler yaptıklarına bakmak ona göre yorum yapmak gerekli.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 08 Temmuz 10:00
23

Geyveli - SÜBÜ yönetimi ısrarla kanunu uygulamıyor. Kimse bunu görmüyor, hesap sormuyor...

Ey Arifiyeli, ey Geyveli, ey Karasulu, ey Sakaryalı uyan!!!

İlçene fakülte gelmeyecek, hakkını ara uyuma uyan!!!

Geyveye fakülte kurulması gerekirken fakülte Arifiyeye çekildi yerine MYO temeli atıldı... MYO'ların öğrenci doluluğu ortada. Zaten orada MYO vardı, ikincisine ne gerek vardı.

2 yılda hala birşey yapmayan (ısrarla yapmayan) bu yönetim neden sorgulanmıyor.

Kanun uygulanmalı.

Yanıtla . 3Beğen . 6Beğenme 07 Temmuz 18:07
24

Biröğrenci - @Geyveli 23 nolu yoruma cevabı: “İlçene fakülte gelmeyecek” ifadesi çok yanlış. Öğrencileri ve bir üniversiteyi rant kapısı olarak görmekten vazgeçmek lazım. Bir öğrenci olarak ben bir mal değilim; beni oradan oraya birileri para kazanacak diye bir köyden öbürüne yollamaya çalışmayın. Kendi çoluğunuzu çocuğunuzu buralara gönderirmisiniz. Tabiki hayır; en iyi yerde okusun en iyi şartlarda okusun istersiniz. O zaman üç beş kuruş kazanacağız diye heba etmeyin bizleri. Rektörüm lütfen bunlara bizi yem etmeyin. Bir üniversite nasıl olması gerekiyorsa öyle olsun.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 08 Temmuz 07:41
21

Hadi - Para getirilen yerler kime ihale edildi bıktık yandaş olayindan

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 08:23
20

Mahmut Sami - Yazı sadece stadın spor bilimleri fakültesine ait olduğu vurgulanmak istemiş çokmu zor belgelere bakmak bakıp konuşmak. Kimse kanunla Alifuatpaşa da kurulacak tarım fakültesinin Arifiye ye gitmesinden bahsetmiyor

Yanıtla . 4Beğen . 5Beğenme 07 Temmuz 07:35
19

Sakaryalıbela - Niye bu kadar kavga ediliyor ki? Sonuçta iki üniversite de Sakarya'nın öz evlatları. Olayı dallandırıp budaklandırıp birilerine suç atmaya ya da herhangi bir tartışmaya mahal vermek doğru değil. Sonuçta üniversitelerin başında olan insanlar aklı başında yetişkin insanlar öğrencilerine örnek oldukları için ne yapmaları gerektiğini onlar daha iyi bilirler fakat oyun veya riya olmadan. Bence iki rektörde karşılıklı oturup konuşup bu olayı halletmeliler.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 03:31
16

Bahattin Duman - SAÜ 1992 de resmen kurulduğunda Ozanlardaki iki katlı binadan başka mekanı yoktu. Ayrıldığı İTÜ'den hiç destek almadan gelişti, bugünlere geldi.

SUBÜ'nün hepsi dostumuz olan yöneticileri SAÜ'den bir şeyler koparma yerine bir an önce kanundaki hedeflere odaklanmalı. Mesela yazarın, o stadın spor fakültesinin olduğu şeklindeki iddiası doğru değil, kampüsün geneline hizmet eden bir stad orası, dolayısıyla SAÜ'ye ait.

Ayrıca SAÜ hiç mecbur olmadığı halde akademik-idari tüm birimleriyle bir yıldan fazla SUBÜ'ye hizmet verdi.

Fakat bir gerçek var, kanunun devirle ilgili hükümlerinin arızaya yol açacağı belliydi. Zamanın vekil rektörünü daha tasarı iken uyardım, fakat fayda etmedi. Meseleyi Fatih hocaya ve ekibine vurma fırsatına dönüştürmek dürüst bir davranış değil. Arayın SAÜ'yü belgeleriyle herşeyi öğrenin, çok mu zor?!

Yanıtla . 8Beğen . 9Beğenme 06 Temmuz 23:16
28

Sakadap@yahoo.com - @Bahattin Duman 16 nolu yoruma cevabı: Bu mantığa göre SAU zamanında (1970) İTU'den ayrılmıştı. O zaman SAU gidip İTU'den hak istesin ?İTU'nun bazı binaları SAUye verilsin. ! Kulağa ne kadar saçma geldi değil mi ? Evet. Saçma. SUBU'nun da SAU'den hak istemesi kadar saçma.

Valizini alıp baba evinden giden, baba evine zarar vermeden yeni bir evi kurar. Tekrar etmek gerekirse "baba evine zarar vermeden " kurar. Anadoluda biz böyle gördük. Olayı bir de bu gözle görmek lazım. Şu ana kadar anlayışla hareket eden SAU yönetimini kutluyorum.

Sayın yazara da herkese eşit mesafede olabilecek kadar herkesi eşit oranda dinlemesini bekliyorum. Önemli olan bir tarafın penceresinden bakmak değil. Her tarafın penceresinden bakabilmek. İki üniversite de Sakarya'nın. İkisinin de başarılarından gururlanacağız.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 08:57
25

Subülü - @Bahattin Duman 16 nolu yoruma cevabı: SAÜ İTÜden ayrılırken böyle bir durum yaşanmadı, çünkü hem binaları hem de belirli bir kısım personeli zaten vardı, neredeyse bütün işler sakaryada görülüyordu ve bir arada görünse de zaten farklı iki yerleşkeydi. İki durumu birbirine benzetmek sadece yanılgı oluşturuyor. bir subü çalışanı olarak subünün birşeyler koparma peşinde olmadığını sadece haklarını savunduğunu düşünüyorum. Bir şeyler koparmak tabirini de hiç yakıştıramadım. Düne kadar saü ve hala saü diploması alacak Öğrencilerinin bölünme sonrasında kütüphaneye bile alınmayışının bir eseri olmasın bu durum sakın (sonradan düzeldiğini biliyorum). bu zorlayışa karşı mecburen haklarını savunmak zorunda hissetmiş olmasınlar sizce. Kanun açık, ayrılan fakültelere ait taşınır taşınmaz herşey devredilir diyor kanun. stadyum da spor bilimlerinin bir alanı. Spor bilimleri dekanlığı stadyumun içinde. Sizin düşünceniz bir evi, balkonundan, terasından ayırmak gibi. Aynı binanın içindeler, orası subünün değil deniliyor. Spor bilimlerinin öğrencileri o alanda derslerini işliyorlar, onların atölyesi ve uygulama alanı stadyum. Dekanlık binası, derslikler ve hocaların odası aynı binada. Bunları görmezden gelip ayrı düşünmek sadece algı ve yanılgı. Birlikte kullanılır bu başka bir şey, ayrıca bildiğim kadarıyla kullanılıyor da. Daha önceden saü personeliydik, biliyoruz, yaşıyoruz. Daha düne kadar yapılan etkinliklerin duyurusu bile spor bilimleri stadyumu diye ilan ediliyordu. Ne oldu da şimdi iş değişti. saü personelleri 1 yıldan fazla bir süre subüye destek verdi. Bazı desteklerin devam ettiğini de duyuyoruz. destek olan herkese teşekkür. Ancak bu konuda Allah razı olsun YÖKten. Allahtan YÖK kararları açık. YÖK subü altyapısını oluşturuncaya kadar zorunlu olarak saü personelini tedviren görevlendirdi. Yani işin özü dedi ki yapılanmasını sağlayana kadar sen senden ayrılan üniversiteye destek vermek ZORUNDASIN. Onlar bu kararı vermeseydi saü subü yü dakikasına tutmazdı kampüste.

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 08 Temmuz 09:50
14

Açıksöz - SAÜ nün işe yaramaz fazlalıkları olarak gördükleri tüm MYO birimlerini büyük bir keyifle sırtından atan ve son dakika kulislerde yangından mal kaçıran zihniyetin, üniversitede uygulamalı bilimler misyonunu gayet iyi bilen ve zaten uygulayan bir ekibe iş tarif etmesi çok samimiyetsiz.

Sarıbıyık hocanın tüm ilçeler dahil tüm kent birimleri ile yakın işbirliği içinde olması, iş bitirici mizacı, pratik ve sonuç odaklı çalışma üslubu, açık sözlülüğü birilerini tabiki rahatsız edecektir.

Zaten ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar Sarıbıyık hoca hedefini açık sözlülükle her mecrada ifade edip doğru bildiğini yapar ve önüne bakar.

Yanıtla . 12Beğen . 4Beğenme 06 Temmuz 21:51
18

Vatandaş 54 - @Açıksöz 14 nolu yoruma cevabı: Anladım siz saribiyik ekibindensiniz.

Tüm işe yaramaz dediğiniz Myo lar zaten uygulamali bilimler üniversitesi modelinin örneği.

Yanıtla . 3Beğen . 7Beğenme 07 Temmuz 00:03
13

Ali Fazlı - Bir eğitimci olarak kesinlikle katılıyorum. Yeni üniversite kurulurken takip ettiğim kadarıyla yeni bir vizyon geldiğini düşündüm sonra rektör atamasına baktım onuda yerinde bulmuştum eğer ki üniversiteyi tek kampüste toplamak gibi bir çalışma yapıyorsa yazık eder. Bu kadar yerinde kurulan bir üniversiteye eski kafalar ile yazık edilmez ama diyecem ama o da olur bu gidişle...

Yanıtla . 3Beğen . 4Beğenme 06 Temmuz 18:34
12

Kampüs Halkı - SAÜ rektör yardımcılarını değiştirse... Özellikle Fatih Yardımcıoğlunu görevden alsa ve Savaşan kendi aklıyla hareket eder duruma gelse tüm sorunlar çözülecek.. Kimsenin babasının çiftliği değil kampüs! Para getiren işletmelere benim benim demekle bu iş yürümez. Yazık Savaşan arkasındakiler için kendini harcıyor....

Yanıtla . 9Beğen . 3Beğenme 06 Temmuz 18:30
15

Emre Bozok - @Kampüs Halkı 12 nolu yoruma cevabı: At yalanı. Severler inananı.

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 06 Temmuz 22:34
11

Ada54 - Önceklikle, acilen ve lütfen Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun ya da o bölüm hocası olan bir kimseden "Editörlük" hizmeti alınız, o kadar çok yazım hatası ve anlam bozukluğu var ki yazıya hakim olamadım,.

Yanıtla . 14Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 17:18
10

Ismail Karacı - Bir araştırı son zamanlar rektör planların kaç avrupa da yayınlanan çalışması var..Hangi kitapları yazmış bilime ne kazandırmış..Siyasete adanmış rektörler misket kavgası yapar sıkıntı yok..Amaç çok iyi eğitim uluslar arası başarı değil amaç şov....

Yanıtla . 4Beğen . 4Beğenme 06 Temmuz 17:00
09

misafir - Koskoca şehirde farklı bir kampüs oluşturmak zor mu bu kadar? SUBÜ'ye yeni bir kampüs lazım. olay bu kadar net.

Yanıtla . 10Beğen . 1Beğenme 06 Temmuz 16:52
08

Ali̇ yiğit - Yazı içeriği ile başlık pek uyuşmamış ama işin özünde ikisi de (gerçi bir buçuk demek lazım henüz öğrenci bilgi sistemi bile kurulmamış bir SUBU var maalesef) emsallerinden çok geri kalmış durumda. Uygulamalı bilimler diyorsun mühendislik fakültesi SAÜ de , BESYO SUBU de vb... sağlıklı bir başlangıç yapılamamış iki eğitim kurumu arasında.

Yanıtla . 10Beğen . 2Beğenme 06 Temmuz 16:50
07

Yörük - Üniversite bölüneli iki yıl geçti. Her ikisi de kendi alanlarında az ya da çok ilerlemelerini sürdürüyorlar. Biri yeni yapılanması için diğeri ise şu andaki durumdan daha ileriye gitmek için çaba sarfediyor. Çabalarının şekli ya da amaçlarını gerçekleştirip gerçekleştiremedikleri elbette tartışılır, herkes aynı şeyi düşünmek zorun da değil. Ancak kanımca, aralarında çıkan bazı anlaşmazlıkları sanki sürekli kavga ediyorlarmış başka birşeyle uğraşmıyorlarmış gibi görmek de doğru değil. Yapılan yorumlarla bence ortamı gerginleştirmeye gerek yok. Her üniversite arasında ufak tefek anlaşmazlıklar olabilir. Yeri geldiğinde iki öz kardeş de anlaşamayabiliyor. Yıllık raporlarına yayın sayılarına bakıp; bunları eleştirmeliyiz. Ama iki yıl önceye sarmışız, başka başka şeyler konuşuluyor; olmalımıydı olmamalımıydı, şöyle mi olmalıydı, böyle mi olmalıydı. Birileri bir o tarafa soruyor, bir bu tarafa. Sizce enerji boşa harcanmıyor mu? Dinamik bir Türkiye'de, dinamik bir hayatta yaşıyoruz. Algılar, yorumlar, yaklaşımlar herşey değişiyor. Dakikasına dünya değişiyor, biz hangi kafayı yaşıyoruz. Bu tür konularda tek bir doğru hiçbir zaman yok. Her şeyden önce biraz empati yapmakta fayda var. Empati yapmadan eleştirmek de, yakışık olmayan laflar etmek de doğru değil. Üniversitelerin durumu belli güçleri belli, kendimizi kandırmaya da kandırıp da aldatmaya gerek yok.

Yanıtla . 6Beğen . 4Beğenme 06 Temmuz 15:59
06

Yusuf Sacid Mutlu - İkisini görevden alın bitsin bu iş..

Ayrılış erken oldu.Devlet tarafından Hiç olmazsa bir İdari bina ve bir kaç fakülte binası acil bitirilmesi gerekiyordu.

Yeni kentten geçen İstanbul Anadolu otoyoluna yakın. Kaynarca oto yoluna da yakın acı elma köyü, çark suyu kuzey tepeleri ve KAYRANCIK tepeleri kampüs için uygun. Bu bölgeye de canlılık gelir. Ulaşım sorun olmaz.

Yanıtla . 8Beğen . 6Beğenme 06 Temmuz 15:22
05

Genç - Fatih savaşan ın rektörlük yaptığı yerde sen öğrenci olamazsın o yüzden bırakın bu işleri

Yanıtla . 6Beğen . 8Beğenme 06 Temmuz 15:00
04

Derf - ne anlatmaya çalıştın kardeş bu kadar yazı ile

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 14:46
03

Hakkaniyetli - Sayın yazar,bu ülkeye artık üniversite değil, üretim yapacak istihdam oluşturacak yatırımlar gerekli.Bir koltuğa iki karpuz sığmaz.Sakarya'ya bir üniversite yeterli iken hükümet sırf arpalik olsun diye esnafa ,ev sahiplerine gelir olsun diye ikinci bir üniversite kurdu.Siz her geçen gün artan işsiz üniversiteli sayısını görmüyor musunuz?İki yanlış bir doğru yapmaz.SAÜ -SUBü kavgasiymis.Genclere bir faydası var mı?Bence önce bu gerçekler yazılmalı elestirilmeli.Allah aşkına sizin evladınız SUBÜ'deki boş bir bölümü kazansa gönderir misiniz?

Yanıtla . 18Beğen . 2Beğenme 06 Temmuz 14:15
02

Namık Kemal - Meyve veren ağaç taşlanır. Fetöcülerin defterleri üniversitede dürülmeye başlanınca eleştirilerin de hedefi oluyor haliyle. Tabii bir de devletten nemalanan; kafasına göre ihale alamayan firmalar var. Üniversite kendi bünyesinde teşekkül oluşturup para kasada kalınca sevdiğiniz sermaye sahibi abileriniz rahatsız oldu tabii. Öte yandan 2 üniversite arasında durduk yere sidik yarışı başlatmanın alemi yok. Herkes işini yapıyor. Siz ü

Sakarya'nın YÖK temsilcisi misiniz? Üniversiteyi size neden sorsunlar? Ne biçim girizgah o öyle...SAÜ altın çağını yaşıyor. Çarkı bozulan konuşuyor. Olay bundan ibaret.

Yanıtla . 10Beğen . 21Beğenme 06 Temmuz 13:57
31

Gerçeğin peşinde - @Namık Kemal 02 nolu yoruma cevabı: Altın çağında öyle mi? SAÜ bırak dünyada ilk beşyüzde olmayı ilk beşbinde bile değil, SuBü'den bahsetmiyorum bile. Kafayı kuma gömmüşsün.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Temmuz 23:29
17

Kesin O - @Namık Kemal 02 nolu yoruma cevabı: Yorumu yazan FY mi? :)

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 06 Temmuz 23:42
01

Hilmi Canıtez - Siyaseten kurulmasına, kampüsü ve bütçesi olmamasına rağmen şehrin 50 yıllık üniversitesini icraatlarıyla gölgede bırakan SUBÜ'yü ve Rektörü Mehmet Bey'i kutluyorum. Çok bildiğini düşünen ve SAÜ'nün iş yapmayan birimlerini başka üniversiteye aktardıklarını itiraf eden eski milletvekilinin kurgu hatalarını da avantaja dönüştürecek adımlar atılıyor. SUBÜ yanlış ellerde kurulmasına rağmen doğru bir ekip tarafından yönetiliyor. Söğütlü'ye Spor Bilimleri Fakültesi açmak isteyenlerin ve Kaynarca'ya fakülte kuranların oturup düşünmesi lazım. Üniversite eğitimi belirli yerleşim birimlerindeki esnafa ekmek kapısı olsun diye değil ülkeye katkı sağlansın diye verilir. Söğütlü'ye verin bakalım öğrenciyi mutlu olacak mı? Kaynarca'daki öğrenciler çok mu mutlu? Bir tane gazeteci gidip röportaj yapıp sorsun istiyorsa. Boş beleş tehditlerle köşe yazısı yazmak ne kadar da kolay geliyor.

Yanıtla . 23Beğen . 9Beğenme 06 Temmuz 13:18


Anket Sakarya'da en çok hangi basın organına güveniyorsunuz?