‘Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu’ sözünü hatırlatan bir haber!

Habercilik yapmak Anadolu’da bir çok ilde olduğu gibi zordur..

Hele de Sakarya’da

Bir haber yaparsınız, hemen altında bir şey ararlar!

Tıpkı bu haberde olduğu gibi

Olay basit..

TEM Otoban Yol Hendek gişeleri yakınlarında bulunan yerleşke içerisinde bulunan tesislerde mola veren bir bayan yolcu, burada bulunan restoranta girdiğinde aslında  Ankara’ya kadar uzanacak bir olaylar zincirinin başlayacağını bilmiyordu..

 Burada  ekmeklerin bayat olduğunu görünce büyükşehir belediyesi beyaz masaya  şikayette  bulunur..

 Ardından  işletmenin bulunduğu yerleşkeye gelen zabıta ekipleri burada bulunan denetim yapar ve 111 ekmeği günü geçmiş bayat olduğunu ayrıca ünlü bir markanın da buzlu çayının da günü geçmiş olduğunu tespit eder ve tutanak tanzim eder..

Yaşananlar iki gün öncedir..

Dünde bizim haber merkezinde arkadaşlar olayı öğrenince bunu haber yaparlar.

Haber yapmalarının noktası  ise; Ankara İstanbul arasındaki geçiş güzergahı üzerinde bulunan her gün binlerce insanın konakladığı koskoca tesislerde bu olayın yaşanmasıdır..

Yani burada kamuyu ilgilendiren konu ,hassasiyet vardır.

Haber yazılır.

Haber yayına verilir..

Birkaç dakika sonra da ortalık karışır..

Önceki ünlü tesisin sahibi arar ‘Böyle bir şey yok’ der.

Tesis sahibini tanıyoruz yaa! ‘Acaba yanlış mı yaptık’ diyerek haberi tekrar araştırmaya başladık.

Bu arada tesis sahibi  ‘’ Ben zabıtaya gidiyorum olay nedir ? Bakacağım’ diyerek telefonu kapatır,

Ancak haber doğrudur.

Her ne kadar hiçbir şey olmadığı söylense de orada kesinlikle bir şeyler olmuştur!

Yol kenarındaki ooo büyük ünlü tesisin bulunduğu yerleşke içerisindeki bir işletmede olay yaşanmıştır..

Tüm bunlar olurken! bu sefer o tesisin  diğer ortağı olduğunu söyleyen kişi de arayıp haberi sorar!

Ona da durumu dilimizin döndüğünce anlattıktan birkaç dakika sonra bu kez de kendisini kurumun avukatı olduğunu söyleyen bir genç öteki hattan arar..

Ben konuştuğum için genç diyorum sesinden tahmin ettim..

Bu haberi nasıl yaparsınız. Tekzip yapacağız’ diye sorgusuz sualsiz söze başlayınca ,kendisine tekzibin mahkemelerin gönderdiğini ancak son çıkan yasa ile de bunun sona erdiğini dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışırken  hukukçu ya (!) Bana mı işimi öğreteceksiniz diye söyleyince tekzip ve açıklama arasındaki farkı anlatarak telefon görüşmesini sonlandırdık....

Bu esnada da haberin doğru olduğunu ‘Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler olduğunu’ anladık..

Olay; adı çok ünlüüüüü (!) olan tesisin de bulunduğu yerleşme içerisindeki bulunan bir işletmede olmuştur..

Yol kenarında bir yerleşme düşünün önünde kocaman bu tesisin adı yazıyor burada hem bu burada avm türünde kapalı yerler hemen ilerisinde de bu köfteci var

Böyle bir yer!

Neyse devam edelim..

Biz daha sonra öğreniyoruz ki, İstanbul’dan tesise gelen birileri bu olay nasıl haber oldu diyerek o ünlü tesislerde araştırma(!) yapmışlar..

Güvenlikçiden tutun da otoparkcısına kadar her yerde herkese sormuşlar!

Nasıl basına sızar, kim sızdırdı diye..

Bu yetmiyormuş gibi bizi arayan tekzip ile açıklama arasındaki farkı anlatmak zorunda kaldığımız artık tekzibin mahkemelerce verilmediğini ifade ettiğimiz avukatta Ankara’dan siyasileri devreye sokarak bu olayın peşine düşmüş!

O da nasıl basına sızar diye…

16 yılını geride bırakmış şehrin en büyük haber ağından bahsediyoruz. Şehirdeki fısıldaşmaları bile biliyoruz.  Ünlü bir dinlenme tesisindeki olayı öğrenmemiz neden gariplerine gittiğini anlamadık!

Avukat beyin basına nasıl sızdırıldığını (!) araştırmaya çalışırken  siyasi çevresini kullandığını anlatmaya gerek yok!

İşte değerli okuyucularımız bir haber sonrasında yaşadığımız bunlar.

Haaaa... bunu neden yazıyorum..

Memlekette o kadar iş varken milletin neyle uğraştığını bir haber yaptıktan sonra nelerle uğraştığımızı görün diye..

NOT: Bu yazıyı yazıyı yayına vereceğimiz sırada bahse konu işletmede  de arayıp ‘O ben değilim. Bende böyle bir şey olmadı’ diye açıklama yapınca kulakları çınlasın, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz’a aftedilen ‘ Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şey oldu’ sözünü hatırladım..

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Editör'ün Yorumu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

04

SAKARYALI - KOMİK ADAM YA...MEMLEKETİ KURTARACAK...KOMİK...SAKARYA BUNA KALDIYSA VAAH SAKARYAM....

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 17:08
03

Ugr54 - Madem bu kadar zorlarına gitmiş o kadar uğraşmışlar emek verip aynı emeği işletme için verselermiş ya adam gibi kendi içlerinde denetleme yapsınlar skt si geçen ürünleri müşteriye satmasınlar

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 16:52
02

Send Işçi - Özür dileyip hatanın tekrarlanmamasın harcanması gereken enerji nerelere harcanmış. bizim memleket işte herkes her işi bilir ama kimse işini düzgün yapmaz :(

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 02:36
01

Fehmi Öz - “Hiç bir şey olmasa bile, kesin bir şeyler oldu” bu söz literatüre girdi. Yazınızı olurken ben de yaşadığım ve sonunda yukarıda ifade ettiğim sözle bitirmek zorunda kaldım. Serdivanda ikamet ettiğim evime 845 TL gibi elektrik faturası geliyor. Yanlış okumadan kaynaklanır diye itirazda bulunuyorum ve tekrar sayaç okunuyor ve yanlışlık olmadığı tarafıma bildiriliyor. Sayacın bozuk olabileceği ifade edildiği için sayaç için inceleme talebinde bulunuyorum. Gelen ekipler sayacı alıp götürüyorlar ve laboratuvarda inceleyip sayacın sağlam olduğunu ifade ediyorlar. Bu arada en başta faturayı ödemeniz gerekiyor yoksa elektriğinizin kesileceğini yanlışlık tespit edilirse iade yapılacağını da ifade ediyorlar. Borç alarak elektrik faturasını ödüyoruz, nasılsa yanlışlık bulunur ve geri iade olur diye. Yıllık ortalama 180 kw kullanıp, bir ayda 1200 kw gelince nasılsa problem çözülür diye. İtirazları sonucu çözülmeyince evi gözden geçiriyoruz. 3+1 ev, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, elektrik süpürgesi, ütü, televizyon, 2 cep telefonu, bilgisayar gece gündüz 24 saat elektrik kullansa yine de 1200 kw kullanmıyor. Şimdi hem aldığımız borcu ödemeye hemde aylık elektrik faturamızı ödemeye çalışıyoruz. Bişey oldu ama ne oldu. Bişey olmasa bile kesin bişey oldu, daha ne denir ki!!!

Yanıtla . 23Beğen . 1Beğenme 29 Ağustos 01:27


Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?