Okullar açılmalı!

Asrın illeti ile mücadele devam ediyor, etmeli de. Henüz sorunun çözüldüğüne ya da çözüleceğine dair işaretler yok. Anlaşılan bir müddet daha tedbirli bir şekilde bu sorunla yaşamaya devam edeceğiz.

Sokağa çıkma yasakları, iş yeri kapamaları sürdürülebilir durumda değil, ülke ekonomisi bu yükü taşıyacak boyutta hiç değildi. Takip edenler bilecektir, geçen yılın son çeyreğin de ihtiyat akçesi diye ayrılan payın merkezi bütçeye dahil edildiği ve pandemiden önce kriz yaşadığımız gerçeğini.

Böylesi olumsuz şartlar altında asrın illeti ile karşılaştık, dolayısıyla iktisadi yaşamda uygulanacak sert tedbirler sürdürülebilir olmaktan çok uzaktı.

Bir müddet sokağa çıkma yasakları ve buna bağlı olarak iş yeri kapatmaları uygulandı ve bu uygulamadan geri dönüldü.

Özellikle turizm sezonunu açılması ile yasaklar ve daraltılmalardan vazgeçildi. Ülke ekonomisinin en büyük girdi kalemi turizm gelirleri.

Asla vazgeçebileceğimiz gelir değildi.

Özellikle daha da ağırlaşan ülke ekonomisi düşünülünce.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, temmuz ayı merkezi yönetim bütçe dengesi sonuçlarına göre, bütçe dengesi Temmuzda 29.7 milyar lira açık verdi. Böylece 7 aylık bütçe açığı 139.1 milyar liraya ulaştı.

Bu tutar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde şimdiye kadar verilen en yüksek bütçe açığı.

Lokantalar, kafeteryalar, mağazalar ve Avm’ler bu gerekçe ile açılmalıydı, iktisadi yaşamın yükü merkezi bütçe ile finansa edilemez ve taşınacak durumda değildi.

Onun içindir ki sahil kıyılarımız dolu ve asrın illeti ile mücadelede sekteye uğramış görüntülere sahneler olmakta.

Piyasa ekonomisinden vazgeçilmeden asrın illeti ile mücadeleyi beceremedik.

İktisadi yaşam, sağlıklı yaşamın önüne geçti.

İktisadi yaşamın en önemli parçası eğitim belirsizliğini sürdürüyor.

Sağlıklı yaşamak kadar önemli eğitim hayatının akıbeti belli değil, Milli Eğitim Bakanlığı okulların açılmasına dair farklı tarihler ilan etmekte.

31 Ağustos yüz yüze eğitimin başlanılacağı ilan edildi daha sonra karar güncellendi 31 Ağustos tarihinde isteğe bağlı özel okullar uzaktan eğitime başlayacak.

Yüz yüze eğitim ise 21 Eylül tarihinde başlayacak.

Hiç kuşku yok ki iktisadi yaşam önemli ve ticari alanlar, üretime dayalı sanayi tesisleri ve turizm alanları faaliyetlerini sürdürmeli.

En az iktisadi yaşam kadar önemli olan eğitim hayatına vakit kaybetmeden başlanılmalı, unutulmamalı ki geleceği inşa edeceğimiz çocuklar eğitim yuvalarından yetişecek.

Bir başka gerçekte 1 Hazirandan itibaren hazırlık kursları açık, hizmet vermeye devam ediyorlar. Çifte standartta dair bu uygulamaya anlam vermek mümkün değil.

Öğrenci ve sıra ise kurslarda eğitim açık alanda verilmemekte aksine okul binalarından daha dar ve sıkıştırılmış alanlarda eğitim vermekteler. Bu alanlarda virüs tehdit unsuru değil de okul binalarında mı tehdit oluşturuyor.

Eğitim hayatı iktisadi yaşamdan bağımsız olarak ta değerlendirilemez kaldı ki birçok paydaşı ile piyasa ekonomisinin vazgeçilmez unsurudur.

Onun içindir ki bir an evvel yüz yüze eğitime başlanılmalı, telafisi güç sonuçlar doğuracak.

Meselemiz salt piyasa ekonomisi ile izah edemeyeceğimiz kadar büyük ve para ile çözemeyeceğimiz kadar derin.

Bir başka gerçek açık olan kafeteryada da gençler oturmakta, asrın illeti ile o alanlarda verilen mücadelenin daha kontrollü ve uygulanacak tedbirlerin daha verimlisi okullarda olacaktır.

Sosyal mesafe korunarak, ortak kullanım alanları ve derslikler de metrekare hesabıyla oturma düzenleri planlanarak, sınıflarda öğrenci sayısı seyreltilerek eğitim verilmesi mümkün ve denetimi de bir o kadar kolay.

Eğitimde ki belirsizliği ortadan kaldırın !

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ergün Özkan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

16

Alalade - Peki Sayn Yazar Beyefendi; Okulların,düğün,avm,taziye,miting,konser vb.şeylere benzemeyeceğini biliyorsunuzdur.Vaka sayılarının kaça katlayacağı belli bile değil.Ankara;nın Vuhan olduğunu okumuşsunuzdur umarım.

Yanıtla . 11Beğen . 2Beğenme 03 Eylül 17:33
15

Eroll - Sayın özkan, bir yakın akrabanızın özel bir okulda hissedarlığı varken, bu yazıyı bu durumu göz ardı edip yazdığınıza hiç kimseyi inandıramazsınız.

Yanıtla . 15Beğen . 5Beğenme 03 Eylül 10:03
14

Doğan İlbakan - Yazıyı okudum devamında yorumları da okudum.

Başka bir yazı mı okudum diyerek yazıyı tekrar gözden geçirdim.

Pandemi süreci alınan önlemlerin iktisadi olarak sürdürülebilir olamadığından

bahsetmiş ki, doğru.

Devlete iktisadi getiri sağlayan işyerleri açık, açık olmak durumunda.

Yazar diyor ki;

"iktisadi yaşam kadar önemli eğitim hayatı",

"unutulmamalı geleceğimizi inşa edeceğimiz çocuklar eğitim yuvalarında yetişecek."

neresi yanlış.

devamında da;

"sosyal mesafe korunarak, ortak alanlar ve dersliklerde m2 hesabıyla oturma düzeni planlayarak, sınıflarda öğrenci sayısı seyreltilerek, eğitim verilmesi mümkün."

şuan mevcut açık alanlarda bu uygulama geçerli değil mi? virüs riski yok mu?

şimdi; 8. sınıf, 12. sınıf velileri açısından bakalım okullar ile aynı yönetmeliğe tabi olan hazırlık kursları açık. Hizmet vermeye devan ediyorlar.

Yazarın, bilinçli eğitim seviyesi yüksek nesiller için alınacak tedbirler ve yetkili kurumların denetimleri doğrultusunda eğitime devam edilmeli görüşünü yanlış bulmuyorum.

AVM'le açık, lokanta ve kafe'ler açık keza düğün dernek hak getire

toplu alanlar açılacaksa her yer açılmalı, kapanacaksa her yer kapanmalı.

Çifte standart olmamalı, devlet devlet olmanın yükümlülüğüyle belirsizliği ortadan kaldırmalı.

Yanıtla . 9Beğen . 6Beğenme 03 Eylül 08:46
17

Ss54 - @Doğan İlbakan 14 nolu yoruma cevabı: Doğan İlbakan AVM ,Lokanta ,Kafelere gitmek ve tatile gidip binlerce insanla aynı otelde tatil yapmak insanların kendi tercihi.Kimse onlara zorla bu işleri yaptırmıyor. Ortaya çıkacak durumlarda sorumluluk kendilerine ait. Milli Eğitim Bakanlığı okullar açılınca yoklama yapılacağını ve okula gitmeyen çocukların devamsız sayılacağını bildirdi. Vaka sayıları bu kadar yükselirken Okulların açılması sonucunda ortaya çıkacak durumlarda sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığında mı olacak.Can yandıktan sonra siz mi sorumluluk alacaksınız Ergün Özkan mı ?

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 05 Eylül 13:23
12

Yilmaz - Eğitim evdede devam eder sayın yazar yeterki çocuklar sağlıklı kalsın. Önce şu sokaklarda gereksiz vakit öldüren tatile gitmezse olmayan düğün dernekten vazgecemeyen duyarsız guruhu yola getirelim sonra çocukları güvenle yollarız okullarina.

Yanıtla . 9Beğen . 2Beğenme 02 Eylül 23:47
11

19 - Ne gerek var okulları açmaya. Çocuklar virüs taşıyıcı bunu anlamıyor musunuz? Devlet servislerin de okulların da parasını ödeyebilir. Milyonlarca insanı riske atmamak gerek. İktisatla eğitimi aynı cümlede ağzınıza almayın sayın yazar.

Yanıtla . 11Beğen . 4Beğenme 02 Eylül 20:14
10

Çelik - Maske ve mesafe denetimleri artırılmalı, cezalar hatırı sayılır olmalı; bireysel tedbire yönlendirilmeli...sadece okullar değil hiçbir yer kapatılmamalı. Bir düşünsenize lokantanız veya kafeterya veya berber salonunuz vb. diyorlarki korona var ekmek tekneni kapat ve para kazanma. her iş yerinin aylık belli bir geliri var. Eğer kapatın deniyorsa o iş yerinin gelir miktarı kadar ödeme yapılmalı. Çünkü her iş yeri sahibinin de geliri harcadığı ailesini, çoluğunu çocuğunu geçindirdiği malum dünyevi bir durumu var. Bu bir tarafa oğlu, kızı bu tür iş yerlerinde çalışan asgari ücretin gözüne bakıp haftalığını, aylığını bekleyen insanlar var. Empati yapıldığında daha net anlayabiliyor insan. Bir gazeteye "korono var, gazeteyi kapatıyoruz" dense va da bir devlet memuruna yine "korona var , artık çalışmayacaksın, maaş da vermiyoruz" dense nasıl olur? Herkes yaptığı işin kazancını bekliyor ve hayatını ona göre sürdürüyor; az ya da çok gelir ne olursa olsun. Sözün kısası "korona var iş yerini kapat, çalışma" yıkıcı tedbiri çok da yapıcı olmuyor. Vesselam, korona varsa koronayı iş yeri kapatılan işinden olan insanlar mı çıkardı?

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 02 Eylül 16:57
09

Ss54 - Ergün Bey, kantincilikte Coşkun Bilir'e ortak mı oldunuz hayırdır. Her sene okullar açılınca sonbaharda sınıfta bir çocuk grip olur ailesi işi çözüp okula göndermemeye başlayıncaya kadar 2-3 gün içinde sınıfın yarısına bulaştırır.Okuldan mikrobu kapan çocuklarda ailelerine bulaştırırlar ve bu döngü zincirleme devam eder. Gribe göre çok daha fazla bulaşıcı ve öldürücü olan Covid 19 için doğru dürüst tedbir alınmadan okulların açılmasını nasıl istersiniz.Okuldan virüsü kapan çocukların evlerindeki riskli kişilere,yaşlı insanlara bulaştırmaları sonucu can kaybı yaşanırsa pardon mu diyeceksiniz ? Bulaş riski azalmadan kesinlikle online eğitime devam edilmeli günlük hasta sayısını günlük test sayısının % 1 ine düşürmeden okullar kesinlikle açılmamalıdır.

Yanıtla . 19Beğen . 2Beğenme 02 Eylül 15:51
08

Kafkasyali - Oturduğu yerden ahkam kesme buna denir.Kimsenin çocuğu fazla değil.Neye?Kime ?göre okulların açılmasını dile geturiyorsun.Nereleri gordun de bu kanıya vardin.Birkez daha bu konuyu iyice düşün. Her akşam açıklanan rakamlar Her şeyi ortaya koyuyor.Okulları açıp vaz geçen ülkeleri bir arastir.

Yanıtla . 18Beğen . 2Beğenme 02 Eylül 13:57
07

Bir Anne - Bir evladını yeni karninda kaybetmiş ve diğer evladı öğrenci olan bir anneyim.ve tek isteğim onun sağlıklı olması .eğitime gelince her ne olursa olsun hangi anneye hangi babaya sorarsanız önce evlat sağlığı der.diyelimki açıldı okullar ve virüs öğrencilere bulaştı bunun geri dönüşü varmı soruyorum sizlere .ama çocukların bı yıl kayıplarının olması bı son değil.evet uzaktan eğitim okuldaki gibi verimli değil bunu herkes biliyor.ama suda bı gerçek sağlık yoksa eğitim zaten olamaz .ve ben tüm yaz boyu ne deniz ne gezme ne düğün ne cenaze hiç birinde bulunmadim.simdi kalan evladimin önce egitiminimi yoksa sağlığını mi dusunmeliyim? Rabbim yardımcımız olsun.

Yanıtla . 19Beğen . 1Beğenme 02 Eylül 13:13
06

54 Sakarya - Sen ne sacmaliyosun.kimse cocuklarini yolda bulmadi.okullara onca cocuklari sokacaksin sonra birine virus bulastimi kim verecek hesabini.yazarlik yapiyosan halki dusunerek,halkin nabzini tutarak,halkin fikirlerini alarak yazacaksin.ben suanki durumda asla cocugumu gondermem goz gore gore ne kendi cocugumun nede baska cocuklarin sagliklarini riske atamam.vebalede vicdan azabinada giremem.

Yanıtla . 15Beğen . 2Beğenme 02 Eylül 13:06
05

Soner Kocatepe - Acaba bir yakınınız veya tarafınız bir özel okulda imtiyaz sahibi olabilir mi? Sağlık bilimi üyesi veya bir öğrenci velisi bakış açısı ile sizin bakış açınız bu yüzden farklılık gösteriyor olabilir mi? Düşündürücü....

Yanıtla . 22Beğen . 5Beğenme 02 Eylül 12:48
03

Emrah Aydın - Sen ne bos bir adamsın eğitimden ne anladığın daha dogrusu bir halt anlamadığın belli.ilk okul öğrencisi. Maskedean mesafeden ne.anlar.virus patlaras hastanelerde yer kalmazsa ne yapacaksın. S3n çocuğunu gönder ben göndermem.ve asla sayının bi kadar olduğunu sanmıyorum.cunku millet geziyor hepsi sokakta

Yanıtla . 17Beğen . 4Beğenme 02 Eylül 12:42
01

Memo - Okullar ne kafe ne deniz kenarı nede düğün derneğe benzer okullar açılırsa artık virüs hee evde olur

Yanıtla . 20Beğen . 5Beğenme 02 Eylül 11:18
13

Doğan - @Memo 01 nolu yoruma cevabı: tabi düğündekiler, kafe dekiler, denizdekiler eve dönmüyor.

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 03 Eylül 02:10
04

Emrah Aydın - @Memo 01 nolu yoruma cevabı: Yorumun neyini begenmedin oglum adam yalan mi söylemiş alooo

Yanıtla . 3Beğen . 5Beğenme 02 Eylül 12:43


Anket İlerleyen hayatınızda memleketinize (köyünüze) yerleşmek gibi bir planınız var mı?