ERGÜN ÖZKAN'ın kaleminden "İtibardan Tasarruf Yapmayalım!"

Karanlığa gömülmek, kast ettiğim düşünce dünyasında ki karanlık değil. O bu yazının konusu değil.

Belki de değineceğim konunun bir tarafında pozisyon alabilir ya da pozisyon almaya itebilir. Düşünmeye zorlayabilir, nereden bakacağınıza bağlı.

20 yıl öncede elektrik kesintileri yaşar ve karanlık saatler geçirirdik. Ancak bu durum birkaç ayda bir yaşanırdı.

Ve bu durum ya yoğun kar yağışı ya da fırtınalı havalarda yaşanırdı.

O günlerde elektrik dağıtım özelleşmemiş hizmet devlet eliyle yürütülüyordu.

Stratejik öneme sahip kurumlar özelleştirilmesin diye itiraz ve eylemlerin yoğun yaşandığı dönemlerdi.

Birçok kurum özelleştirmeye kurban veriliyordu.

Enerji gibi hassas ve kamusal bir hak bile sadece kar/zarar ölçeğinde ele alınmakta, ülkenin enerji sistemi büyük bir risk altına atılıyor diye itirazlar yükseliyordu.

Bugüne kadar yaşanan bütün özelleştirmeler, kamu vicdanın da güvensizlik yaratmışken, ısrarla enerji özelleştirmesi iktidar tarafından savunuldu.

“Sedaş, halkındır satılamaz “ ve “ enerji kamusaldır, satılamaz “ diye sloganlar atılıyordu.

Özelleştirmeler ucuz, kaliteli ve sürekli elektrik değil, tam aksine pahalı, kalitesiz ve sürekli kesintilere yol açan karanlığı getirmiştir.

Her elektrik kesintisinde kulaklarımdadır “ nerden nereye “ naraları.

Benzeri manzaralar sanırım Afrika da birkaç ülkede yaşanmakta.   

Elektriğin varlığı bugünün dünyasının gelişmişliğini tarif etmiyor, bu durum 40 yıl öncesi için anlam ifade ediyordu.

Gel gör ki Marmara bölgesi batının göz bebeği coğrafya ve Sakarya hatta gelişmişliğin simgesi Serdivan haftada bir karanlığa gömülüyor.

Enerji kaybı, ısı kaybı. Pandemi şartları düşünülürse!

Soğuk günlerin en büyük keyfi sıcak yuvamızda kestane pişirmek, itibardan tasarruf olmaz!

Her elektrik kesintisinde arar, bazen de anar kulaklarını çınlatırım.

Bu durum Zeki ( ağabey ) Aydıntepe ile tatlı atışma gerekçesi olur.

Elektrik kesintisini ve karanlığı aynı anda yaşarız, ikametimiz gereği.

Neden atışmanın muhatabı olur; yılmaz bir iktidar savunucusudur. İktidarın her hareketini doğru olarak değerlendirir. Görmez ya da görmek istemez iktidar kaynaklı hata ve eksiklikleri.

Sıklıkla yaşadığımız elektrik kesintilerine de böylesi bir yaklaşımı vardır.

Bu sorunun üstesinden henüz gelinememiş ise yıllar bizi ileriye değil geriye götürüyor demektir.

Takvim 2020’yi gösteriyor oysaki 80 yılları yaşıyoruzdur.

“nerden nereye“  gelişimi simgelemiyor demek ki.

Enerji sorununa çözüm bulunamamışsa “bir arpa boyu yol kat edilememiştir.”

Yani ileri giderken geri gidiyoruz.

Neyin karanlığa mahkûm edildiğini ya da istenilen sonucun karanlık olduğumu diye de düşünmekteyim.

Belki de proje de tam da bu.

Bizim itiraz ettiğimiz durum, kabul edilendi kim bilir…

AZİZ DURAN’ ın ardından…

Bir ölünün ardından tanıyan tanımayan öldüğünü duyunca rahmet diler.

Ölüm herkesi üzer, en çok ta yakınlarını, canından can olanlar her zaman hatırlar, unutmaktan korkar ve her ölüm ardından izler bırakır.

Hele ki toplumsal görevler ve sorumluluklar üstlenilmiş ise.

Aziz DURAN; üç dönem belediye başkanlığı görevi üstlendi, 1994 yılında seçildi ve 2009 yılına kadar belediye başkanlığı yaptı.

Her seçim rekabet içinde olduk, birlikte politika yapmadık. Aksine o anlamda yolumuz hiç kesişmedi.

Ne kadar farklı noktalarda durulursa durulsun, ortak kaygı yaşadığınız şehir olunca ortak alanda bir söz bulunur.

Nefret dilinden hep kaçındı, peşin ithamlardan ve gerilimden kaçınmaya özen gösterdi.

Uzlaşmacı ve sakin tavrı ile farklı görüşlere olan hoşgörüsü ile önemli miras bıraktı arkasında.

Mütevazı kişiliğiyle hatırası hep saygı ile anılacaktır.

Şehre ola aidiyet duygusu gelişmiş ve güçlü idi.

Deprem sonrası Donatım Park’ın bulunduğu alanda yapılaşmanın önünde kararlı bir duruş sergileyerek yeşil alan kalmasını sağladı.

Yeşil bir şehir özlemi, aidiyetinin en güçlü tarafı idi.

Şehir vefalı ve hatırşinas bir büyüğünü daha kaybetti.

Ölüm haberi önce şaşkınlık ardında üzüntü yarattı, kıymetli Duran ailesi başta olmak üzere tüm sevenlerine baş sağlığı dilerim, mekânın CENNET olsun AZİZ ağabey.

                                                                                                                                                                      

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ergün Özkan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

02

Fasl - Yıllar.. yillar...

Gelen gideni aratiyor mu hep???

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Kasım 00:56
01

Özcan Çamdağ - Yazıda mizah da var ironi de ve vefat.

Aziz beye ALLAH RAHMET ETSİN.

fikrimiz siyasi görüşümüz bir değildi fakat

Seviyeli bir kişiydi.

Aydıntepe Zeki beye gelince.

Dalgalı denizde kaptanlığı sevmez.

Kalın paket olsun benim olsun zihniyetin ürünü.

Hiç piknik tüpüyle işi olmamıştır.

Her daim Sanayi tüpünün olduğu yerde yer

Almıştır.

Yazının özeti büyük fotoraf ve vesikalık arasında

Gidip gelmiş ÜLKENİN durumunu da özetler

Durumda.

Benim bütün özlemim gülen yüzler selamlaşan

İnsanlar görmek.

İki kelime yoksunluk yaratıyor.

Pardon veya incittim sizi anında ÖZÜR

Tersinden örnek bir kişi size yardımcı oldu.

Çok teşekkür ederim.

Bu iki kelime hayata çok ama çok güzellikler

Katar.

Öncelikle de ANKARA SİYASETİN de görmek

Dileğimle.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 25 Kasım 23:14


Anket Koronavirüs aşısı olacak mısınız?