Sakarya petrolün yeni bulunduğu bir vahşi batı kasabası olamaz

Sinema olağanüstü bir araç haline gelebilir.

TRT’nin yıllarca Pazar sabahları bizi ekranlara kilitleyen Western kuşağında, altına yada petrole hücum dönemlerinin silahlı kovboylarının vurdu kırdılı vahşi ve sert coğrafyalarına aşina olmamız bu aracın bir sonucudur.

ABD’nin 19.yüzyılda bu kadar vahşi ve çatışmalı bir yer olması, kovboyluk kültürü ve şiddete meyyal atmosferi bir algı mıdır gerçek midir bilemem?

Ama emin olduğum bir şey var.

Sinema bu algıyı sertliği, şiddeti ve vahşiliği bize kabul ettirmiştir.

Ondan dolayı bizim için vahşi batı, tam olarak John Ford’un yada hayranı olduğum Sergio Leone’nin (İyi Kötü Çirkin dersem herkes hatırlar) kamerasından gösterdiği kadardır.

Peki bunun Sakarya ile ne alakası var diyor gibisiniz…

Son yıllarda ulusal basında Sakarya’nın adeta bir western filmindeymişçesine işlendiğinin farkında değil miyiz?

Ben farkındayım.

SATSO’nun Stratejik Plan Toplantısında Medyabar’dan Aziz Güvener’in sorduğu “Sakarya’nın olumsuz algısı konusunda bir şey yapmayı planlıyor musunuz” sorusundan beri de köşe yazmaya niyetim var ama kısmet bugüneymiş.

Biraz uzun bir yazı olacak.

Şimdiden affınıza sığınıyorum.

*** *

2020’yi geride bırakırken Sakarya ile ilgili genel bir değerlendirme yazısı yazmak için bilgisayarımın başına oturdum.

Niyetim, belediyeleri, siyaseti, güncel konuları ve önemli gelişmeleri değerlendirmekti.

Ancak 2020’de iyice gün yüzüne çıkan ve birçoğumuzun farkında olmadığı bir tehlike vardı Sakarya için.

O tehlike Sakarya’nın olumsuz algısı.

Malumunuz olduğu üzere son dönemde Türkiye genelinde Sakarya’nın algısı son derece kötü bir şekilde gündeme geliyor.

Peki ama Sakarya bu algıyı hak ediyor mu?

Peki Sakarya cidden bu algıyı hak edecek kadar kötü bir yer mi?

Gelin rakamlarla inceleyelim bunu.

*** *

En başta sizinle, henüz 5 gün önce yayınlanmış bir istatistik paylaşmak istiyorum.

Kısa adı TEPAV olan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Türkiye’nin 81 ili için “İnsani Gelişmişlik Endeksi” raporunu yayınladı.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından hazırlanan rapora göre göre Türkiye, 189 ülke arasında İnsani Gelişmişlikte 54.sırada.

1990’da 85.idik.

Türkiye bu sıralamada en hızlı yükselen ülke konumunda.

Bizi Singapur, İrlanda ve Çin takip ediyor.

İşte TEPAV Birleşmiş Milletlerin bu endeksini alıp Türkiye’nin 81 iline uygulamış.

Çalışma kapsamında 81 il 4 gruba ayrılmış.

Düşük, Orta, Yüksek ve Çok Gelişmişlik kapsamında sınıflandırılmış iller.

1 şehir orta gelişmiş olarak kabul edilmiş raporda.

Sakarya hakkında son dönemde ortaya atılan algıya bakarsak “Heh kesin o il Sakarya’dır” diyebilirsiniz.

Ne de olsa sanki üniversitesi FETÖ yuvasına dönüşmüş, hayvan tecavüzlerinden muzdarip, profesörleri öğrencilerin yaşadığı apartlar hakkında gayri ahlaki savlar üreten, çocuk istismarı konusunda hep gündeme gelen, asayiş olaylarında üst sıralarda yer alan bir il gibi gözüküyoruz değil mi?

Ulusal basında ve gündemlerde maalesef bunlarla anılıyor Sakarya.

Olumsuz imaj üzerimize o kadar yapışmış ki biz Sakarya halkı, STK’ları ve basını olarak da buna adeta çanak tutuyor ve hemen kabul ediyoruz.

Dışarıdan bakan insanların bizi ham yobaz kaba softa, anlayışsız ve saldırgan görmesini nedense sessizce kabul ediyoruz.

Ama gerçek öyle değil.

Son dönemde yazılıp çizilenlere bakınca, orta düzey gelişmişliğe sahip tek ilin Sakarya olduğunu hemen söyleyebiliriz değil mi?

Ama maalesef. O il Sakarya değil.

Orta gelişmişlik düzeyinde değilsek bunun bir üst basamağında yani  Yüksek Gelişmişlik düzeyine sahip 59 ilde biri miyiz?

Hayır. Orada da değiliz.

Peki neredeyiz.

Çok Yüksek Gelişmişlik Düzeyinde.

Rapora göre Sakarya,  Türkiye’nin çok gelişmiş 21 ilinden bir tanesi.

Üstelik birinci Ankara ve İkinci İstanbul ile aramızda çok büyük bir skor farkı da yok.

Örneğin Ankara’nın gelir puanı 0.89, sağlık puanı ise 0,90 iken bizim gelir puanız 0,84 ve sağlık puanımız 0,87.

Kişi başı gelir, yaşam süresi gibi faktörler baz alındığında da çok yüksek düzeyde kabul ediliyor Sakarya.

Listede daha da yüksekte olabiliriz ama bizi ne engelliyor biliyor musunuz?

Eğitim.

Eğitim seviyesinde düşük gelişmişlik seviyesindeyiz.

Tam olarak Sakarya hakkında ki bu olumsuz imajı peşinen kabul etmememizin nedenini gösteren de bu galiba.

Eğitim.

TEPAV’ın araştırması tek veri değil elimizde.

TUİK’in Yaşanabilir Şehirler Sıralamasında 2.sıradayız.

Türkiye’nin en çok göç alan illerinden biriyiz ki 2017 rakamlarına göre göz hızımız yüzde 7,6.

CNBC-e derginin yıllar önce yaptığı (ki o araştırmadan sonra yapılan maalesef bir inceleme yok) şehirlerin kültür sanat sıralamasında 7.sırayız.

Demokrasiye Sivil Katılım konusunda ise Türkiye birincisiyiz.

Yani rakamlar ve Sakarya hakkında ortaya çıkan algı arasında bir uçurum var.

Peki biz bu konuda, İstatistik Biliminin somut verilerine mi yoksa şehir hikayelerinin şayialarına mı inanacağız?

Efsanelere inanacaksanız dünyanın düzlüğü teorisine de inanmanızı tavsiye ederim elbette.

*** *

Peki Sakarya’nın bu olumsuz algısından nasıl kurtulacağız.?

Rakamlar ve istatistiklerin bize gösterdiği bu biz gibi gerçeği nasıl anlatacağız insanlara.

Sakarya’nın ölüm üçgenlerinden, ırkçılıktan, ham yobaz ve kaba softalıktan, hoşgörüsüzlük ve şiddetten kendimizi nasıl sıyırabiliriz?

Şehrin sanayi, kümelenme, tarım, altyapı ve asfalt ihtiyacından daha mı önemsiz; şehrimizin önemsiz algısı.

Biz Sakarya’da yaşayan insanlar ve yerel aktörler olarak, kurumlarımıza adeta iğdiş edercesine bir taarruzda bulunmak zorunda mıyız mesela?

Adil Öksüz denen hain burada kendini gizledi diye, Engin Yıldırım’da SAÜ’lü bir FETÖ’cü olmak zorunda mı ya da hayatında onunla bir araya gelmemiş bürokratlar bununla mı itham edilmeli?

İstanbul’dan gelen sahte bir şeyhin sapkınlarından biz mi sorumlu tutulmalıyız.

Üzerinden iş makinesi geçen zavallı yavru bir köpekçiği işkence ile öldüren bir şehir olarak anılmamıza diyecek sözümüz olmayacak mı?

Irkçılıkla itham edilirken, Sakarya’daki Osmanlı bakiyesi kültürel ve etnik mozaiğe vurgu yapmamız bu kadar mı zor?

*** *

Zor değil. Emin olun zor değil.

Belki uzun sürer. Belki zahmet ister ama zor değil.

Buradan Sakarya Valiliğine, Büyükşehir Belediyesi, SAÜ, SUBÜ ve SATSO ile ilçe belediyelerine bir çağrım var.

Bu güzel şehrimizin algısının bir yalandan ibaret olduğunu göstermek elinizde.

Ama bunu Twitter’da kendi kendimizi eylediğimiz hashtagler, belli bir kesime hitap eden kültürel projeler yada devletin soğuk ciddiyetine sahip tanıtım kampanyaları ile yapamayız.

Emin olun bunu;

Devlet tiyatrolarını sansürleyerek, bilim yuvalarını siyasi görüş kriteri ile yöneterek, kültürü nesnel bir forma sokarcasına adeta deney tüpünde folklorik yerel öğeler icat ederek, turistik ve sosyal alanlarda fiziki yatırımları gereksiz görerek, sosyal yaşamı serbest piyasanın insafına bırakarak ve Sakarya’nın sosyal ve kültürel bilincini kendi kendine filizlenen bir olgu olarak ele alarak yapamayız…

Eğer biz, Sakarya’nın bu algısına şimdiden bir şey yapmazsak, 10 sene sonra SAÜ’nün de bir değeri kalmayacak, SUBÜ’nün de. Birleşmiş Milletler rakamları da bir işe yaramayacak, Necati Mert’in o nefis Adapazarı yazıları da…

*** *

Gelin ezber bozan bir şey yapalım.

Gelin bu şehrin okuyan, yazan, çizen, üreten insanlarından istifade edelim.

Gelin Sakarya’da kültürel ve sosyal meselelere bütçe ayıralım.

Gelin bir caddenin aydınlatma direği yada kurumlara kiralanan birkaç araçtan vazgeçip buralara bütçe ayıralım.

Gelin kültürel sosyal meselelerin sokaklarımızdaki bir asfalt kadar değerli olduğunu idrak edelim.

Gelin, Sakarya’yı algılara değil, rakamların gösterdiği il olarak gösterelim.

Gelin, bu saydığım kurumlar sayesinde ortaya çıkan bu güzel rakamları herkese kanıtlayalım.

Gelin gençleri dergi çıkartmak, kısa film çekmek, yazılım üretmek, Youtube kanallarında içerik üretmek, müzik grupları kurmak konusunda teşvik edelim.

Gelin, bu gençlere daha çok spor yapma imkanı sunalım.

Gerekirse çalıştaylarla, sempozyumlarla ve bire bir istişarelerle şehrimizin algısındaki bu lanet yakıştırmaları bir kenara bırakalım.

Gelin bu konuları hemen şimdi ve süratle ele alalım.

Gelin, 2021’yi Sakaryamızın bu alandaki miladı olarak kabul edelim.

*** *

Hepinize iyi yıllar diliyorum.

Eğer bu mümkünse…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Safa Polat - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

13

Medo - Yazı ile fetö arasında nasıl bağ kurdunuz sayın yazar anlayamadım.pkk.ninda fetö nün ne kadar terör örgütü varsa bunları kuranların, icat edenlerin

Nokta.Allah belasını versin yerle yeksan eylesin.

Liseli yıllarım 70 yıllar özledim. O zamanlar sağ, sol

Kavgası vardı ama bu kadar kin nefret yoktu.insan

Gibi insan olanı sağcı olsun solcu olsun herkesi seviyorum. Sakaryam doğup büyüdüğüm şehir

Herşeyin le seni seviyorum

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Ocak 15:07
12

karakaya. - kozmopolıt şehir herkesın ayrı dunyası ve doğrusu var alttakı yorumlarda bıle sıyası cekememezlık var eski sakarya olmak çok zor.dışarda imaj kötü.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Ocak 12:43
11

Birisi - Verdiğiniz istatistik rakamlar sıralama çok inandırıcı değil, yapılan kötülüklerden bir şehri kötülemek doğru değil , ancak kötülük insanların umarsizligindan cesaret bulup devam ediyorsa çanak tutuluyor demektir, lütfen sorumluluğu başkasına atma huyundan vazgeçilsin, bir şehirde moda haline gelmiş olumsuzluklardan herkes görüp düştüğü için sorumludur.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Ocak 03:15
10

Gülümser - 2010 geldim Sakarya 10 senedir toprağı doğası herşeyi güzel mükemmel hatta bazı insanları oran söylersem yanlış olur belli bir kısmı da çok iyi ama baya bir çoğunluk tamamen boş işe yaramaz fındık geliri var diye salmış asalak tipler var gözleri ile yiyen tipler

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 01 Ocak 02:02
07

Izmirli - %65'in malum partiye oy verdiği şehirde bu dediklerin zor be kardeş

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 31 Aralık 21:06
09

Send Işçi - @Izmirli 07 nolu yoruma cevabı: şu kendini bilmez siyasetçiyi izmire göndererek başlayalım .d

Yanıtla . 3Beğen . 4Beğenme 01 Ocak 01:23
08

Emrah Aydın - @Izmirli 07 nolu yoruma cevabı: senin partide de işler tıkırıda taciz tecavüz ne arasan haberde var tonguç

Yanıtla . 5Beğen . 5Beğenme 31 Aralık 22:24
04

sembol - adamlar meclise bakıyor engin özkoçu'u görüyor sonrasını siz düşünün.

Yanıtla . 4Beğen . 6Beğenme 31 Aralık 20:55
03

Serdengeçti - Neden şaşırdınız ki ; bahsettiğiniz kötü imaj ve algı tabiri caizse dörtyoldan öteye geçmeyenlerin dar ufkunda karşılık bulabilir lakin ülkemizin 81 vilayetini gezen hatta yurtdışında bulunan insanlara bu konuyu sormuş olsanız aynı istatiksel sonuca ulaşırsınız . Sakarya birçok yerli ve yabancı Kente nazaran gayet yaşanabilir güvenli nezih bir şehir öyleki 1999 depreminde yurdun dört bir yanına gçeden aileler orada kendilerine sunulan imkanları bırakarak tekrar bu şehire döndüler.Bu şehrin kıymetini bilelim güzelliklerini görelim kötüye dair ne varsa düzeltmenin yollarını elbirliği ile çözüme kavuşturmak için en azından niyet edelim .Güzel bakan güzel görürmüş diyor 2021 yılında Sakaryamıza Güzel ülkeme vedahi alemi İslam'a sağlıklı huzurlu bereketli günler temenni ederim .Kalın sağlıcakla..

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 31 Aralık 20:53
02

Eski Adapazarli - Ilkokulda muzik ogretmenimiz kafamiza tahta metreyle vurarak sesler cikarirdi. Hangi nota oldugunu sorardi, TEK TEK herkesin kafasina vururdu ders boyunca. Alin size sanat yetistiren ogretmen. Adi da Hakan Karacasu, kizlarini iyi egitti ama... Stadin karsisinda muzisyenler derneginde Sefer abi vardi. Arada organizasyonlar yapar ben ve onlarca gence muzigi sevdirirdi. Cok ise yaradi, cok muzisyen cikti oradan. Yaninda tenis kortu vardi. Ben ve 3 arkadasim tenis oynardik orada saati bilmem kac lira kira verip. Turnuvalara gittik kendi imkanlarimizla, kazandik. Genclik ve Spor Il Mudurlugune yalvardik bize tesis saglayin antreman yapalim daha iyi turnuvalara gidip kazanalim diye. Umursamadilar bile. Bos tenis kortunu kullanamadik senelerce. Sonra bahce yaptilar oralari. Cayirda issiz gucsuz oturuyor gencler. Sefer abiyi hic ettiler, gencleri kim muzige yonlendirecek simdi? Iyi guzel yazmissiniz da bana 20 yasinda bir tane sanat mirasi gosterin sehirde. Kokunden sokup aldilar hepsini, yerine de feto yurdu yaptilar. Sanati, sporu sevenlere yezid gibi baktilar ama biz herkese saygiliydik. Bunlarla mucadele etseydik ailemize, sevdiklerimize uzanacakti elleri ve dilleri, terkettik. Deprem oldu yilmadik ama insan oldu basaramadik. Kusuruma bakmayin yabanci karakterlerle yazdim yaziyi. Buradaki klavyede Turkce harfler yok ama her mahallede herkese yetecek kadar tenis kortu var, yuzme havuzlari var, parklar var. Ben enstruman calacagim dersen sana ucretsiz ders verecek onlarca kurum ve insan var. O sehirde ne kavga biter ne tecavuz Safa kardes. Biz vazgectik Allah seni muvaffak etsin.

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 31 Aralık 19:50
06

Serdengeçti - @Eski Adapazarli 02 nolu yoruma cevabı: Gittiğin yerde mutluysan orda kal

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 31 Aralık 21:00
01

Teksas - Çok uzundu okumadım ama Erol Mütercimler haklıydı

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 31 Aralık 16:43
05

Serdengeçti - @Teksas 01 nolu yoruma cevabı: Erol mütercimler halt etmiş

Yanıtla . 2Beğen . 6Beğenme 31 Aralık 20:59


Anket Koronavirüs aşısı olacak mısınız?