Bu İnat Niye…

Bu inat niçindir anlamakta güçlük çekiyorum. Kent Meydanı ( Demokrasi Meydanı ) defalarca yazıldı-çizildi olmadı kardeşim olmadı, bu inat niye…

Hatırlanacağı üzere, depremden önce bu alanda sakarya Valiliği, Adliye, Milli Eğitim ve Askerlik Şube binaları vardı.

Deprem sonrası, külliye başta olmak üzere farklı amaçlarla kullanım tartışmaları yaşandı, dönemin Belediye Başkanı rahmetli Aziz Duran, tüm bu çabalara karşı çıkıp, meydan olarak kullanılması mücadelesi vermişti.

Yani kolay elde edilmedi, meydan olarak kullanıma sokulması.

Atatürk anıtının bulunduğu alan özensiz, çirkin sizin deyiminizle ucube!

Valilik başta olmak üzere Büyükşehir Belediye başkanına ortaya çıkartılan çirkin alan görüntüsünden doğan rahatsızlık iletildi, haber konusu yapıldı, makaleler yazıldı.

Son derece basit sorunu bir türlü çözemediniz!

Ne olması lazım, bu çirkin görüntüden kurtulmak için.

Kamuoyu araştırması yaptırın, göreceksiniz ki sizden başka kimse çıkmayacaktır durumdan memnun olan. Nasıl bir anlayıştır, kulağınızı tıkadınız gelen hiçbir sesi duymuyorsunuz.

Yetenek midir işinize gelmeyen aykırı sesi duymamak. Meydanı düzenleyeceğiz diye yola koyuldunuz, eskisinden daha kötü hale dönüştürerek, becerilmesi güç işler becerdiniz.

Görüntü kirliliği yetmiyormuş gibi Çaykur satış ofisi kurdunuz.

Meydanı daraltmaktan öte hiçbir işlevi olmayan, anlamsız bir yapı…

Deprem bize öğretti ki kolay ulaşılabilir ve şehir merkezlerinde acil toplanma alanlarına her şeyden fazla ihtiyaç olduğu gerçeğini.

Acaba Gar Meydanı ile bu alan birleştirilir daha geniş bir alan yaratılır mı diye düşünürken var olan alanları daraltmaya, ticari merkezler oluşturulma çabası nerden çıktı.

Sahi ne yapmaya çalışıyorsunuz, bizim bilmediğimiz başka niyetleriniz mi var, zamanla tüm meydanı ticari alana çevirmek gibi dahi hane planlarınız mı var yoksa…

Seçimden seçime işleyen demokrasi, eksik işleyen demokrasi demektir.

Demokrasi demek, sivil toplum demek. 5 yılda bir sandığa gidip oy atmaktan ibaret asla değildir. Arada ki mekanizmalarda çalıştırılmalı, hele ki tüm şehrin kullanıma ait alanların düzenlenmesi, geçmişine değerine sahip çıkma meselesi ise oldubitti ile dayatılacak bir durum asla değildir, olmamalı da.

Verilen yetki 5 yıl bitimine kadar dilediğinizi yapabilme yetisi tanımamakta, en azından ortak yaşam alanlarımızın kullanımda keyfiyet hakkı tanımaz.

Zaman zaman eski Adapazarı, Bulvar görüntüleri paylaşınca yılların neleri alıp götürdüğü ile yüzleşiyoruz. Tahribatın ne denli büyük olduğu görülmekte!

Düzenleyeceğiz diye estetikten uzak, karmaşık bir görüntü çıkardınız ortaya.

Sağladığınız değişim eskiyi aratır halde.

Tüm meydanı tekrar düzenleme olanağınız yok, o anlaşılmakta hiç değilse Atatürk anıtı ve arka fonda oluşan görüntü kirliliğini ortadan kaldırın.

Alana girdiğinizde mikroskopla aranıp bulunan köşe olmaktan kurtarın.

Dinamik ve 24 saat yaşayan meydan yapmayı beceremediniz, yeşili hâkim kılamadınız, Atatürk anıtını düzenleyin yeter.

Meydanın kimliği anıtla mümkün…

“ Şehrin meydanları o şehrin ruhunu yansıtır.” Diyerek çıkılan yoldan varılan yer bu olmamalı, çünkü şehrin ruhu bu değil.

Bilin ki bu görüntü bize yakışmıyor!

Ergün ÖZKAN [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ergün Özkan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.



Anket Virüste vaka sayısının azalması için Sakarya'ya giriş ve çıkışlar kısıtlama getirilsin mi?