Normalleşmede "Sosyalleşme"

Pandemi sonrası normalleşme süreci haberleri hepimizi heyecanlandırıyor. Normalleşirken sosyalleşebilecek miyiz?

Dile kolay bir yıldır alışılan yaşam tarzlarımızdan feragat ettik.

Çok çektik…

Koronavirüs nedeniyle vefat edenlerimiz oldu, hastaneler doldu taştı;

Evlerde, yurtlarda karantinaya alındık; işlerimizden, gezmelerimizden, dostlarımızdan olduk…

Önümüze sunulan dijital imkanlarla eğitimlerimize devam ettik, alışverişlerimizi yaptık, sohbetlerimizi gerçekleştirdik, görüntülü görüşmelerle toplantılar, doğum günleri, nişanlar, bayram kutlamaları yaptık.

Şimdilerde Bakanlar Kurulu’nda alınacak kararlarla yeni normalleşme adımları atılacak.

Adım deyince aklıma kekliği taklit etmeye çalışan karga hikayesi geldi.

Karga, kekliğin yürüyüşünü çok beğeniyormuş, onun gibi yürümeye çalışmış, bu konuda da azimliymiş. Çok iyi gözlemlemiş, yapması gerekenlerin her birini ciddiyetle uygulamaya gayret etmiş. Ancak sonrası, karga için beklediği gibi neticelenmemiş.

Yarı yürür, yarı zıplar, ortaya karışık bir hal alan karga, yeni bir yürüyüşe kavuşayım derken eski halini de kaybetmiş.

Bizler için de durum buna benziyor.

Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşe yazısında birçoğumuzun içinde bulunduğu durumu kendisi üzerinden okurlarıyla paylaştı.

“Sosyalleşme Acemisi Olmuşum” ara başlığıyla şu ifadelere yer verdi:

Geçenlerde bir grup arkadaşla bir araya geldik. Maskeli, mesafeli falan.

Şöyle bir baktım kendime: Hiçbir konuya giremiyorum. Gözüm sürekli telefonda. Sesim ya çok yüksek çıkıyor ya da çok alçak.

Konu açamıyorum. Anı anlatamıyorum. Tartışma çıkaramıyorum. -Hiçbir konunun bir ucundan tutamıyorum. Gürül gürül akamıyorum. Sular gibi çağlayamıyorum.

Eve gitsem de dizimden iki bölüm izlesem diye sayıklıyorum.

Kısacası eve kapanmış, sosyalleşmemiş olmanın getirdiği acılar, tereddütler… 10 Adımda sosyalleşme kursu düzenlense hemen kaydolurum” diye de sözünü bitiriyor.

Öyle ya koca bir yıl hayatın olağan akışına kısıtlamalar gelmiş, yeni davranış biçimleri önerilmiş, virüs kaygısıyla insanlar birbirinden uzaklaşmış, dost sohbetlerine mesafe girmiş…

Elbette bu salgın illetiyle topyekün mücadele etmeye devam edeceğiz.

Ancak, insanın sosyalleşme ihtiyacının büyük ve derin yaralar aldığı gerçeğini yok sayamayız

Bireyi hasta ettiği kadar yalnızlaştıran, gelecek kaygısını arttıran, iletişim bozuklukları oluşturan bu süreçte psikolojik ve sosyolojik olumsuz etkilerin onarımıyla ilgili de çalışmaların başlaması gerekiyor.

Ahmet Hakan’ın bu soruna dikkat çekmesini çok anlamlı buluyorum; birçoğumuzun sorunu görme ve belki de önlem alma noktasında başlangıç olacaktır.

Eğer virüsün etkileri azalırsa, normalleşeceğiz.

İnsan fıtratına uygun yüz yüze iletişim için bazı önerilerimi sıralayayım. Buna 10 adımda sosyalleşme de diyebiliriz.

- İçten bir tebessümle konuşacağınız kişiyle selamlaşın.

- Yüz yüze iletişim kurmaya çalışın, mutlaka göz teması kurun ( Sosyal mesafenizi daha da arttırarak açık alanda, maskesiz ve elbette az kişiyle)

Bir not: En etkili iletişim sözsüz iletişimdir. Bazı kaynaklara göre etki oranı diğer iletişim türlerine oranla yüzde 60’tır. En güçlü alanımız ise yüzümüz ve gözlerimizdir. Pandemiden dolayı yüz yüze iletişim büyük eksikliğini yaşadık.

- Konuşmalarınızda olumlu konulara yoğunlaşın

- Karşınızdakine değer verin, onu dinlediğinizi gösterin, anlattıklarına katkı sağlayın

- Konuşmalarınızı uzun ve sıkıcı bir ses tonuyla devam ettirmeyin; sesinize duyguları destekleyen yükseklik ve alçaklık katın.

- Konuşurken veya dinlerken başka şeylere dikkatinizi yöneltmeyin. Konuştuğunuz kişi etrafa bakmaya, arkasına yaslanmaya, kollarını vücudunda bağlamaya başladıysa anlayın ki sizin anlattıklarınızdan kopmaya başladı. Benzer şeyleri siz konuşurken yapıyorsanız da karşı taraf iletişimden olumsuz etkilenecektir.

- Empati kurun, kimse sizin gibi düşünmek ve yaşamak zorunda veya imkanında değil. Tıpkı sizin başkası gibi düşünmek ve yaşamak zorunda olmadığınız gibi.

- Suçlayıcı, eleştirici, küçümseyici bir dilden uzak durun

- Konuşmaya pek haliniz yoksa, bunu samimi bir şekilde paylaşın, konuşuyormuş, ilgileniyormuş gibi yapmayın; çünkü bu karşınızdaki kişi tarafından hissedilecek ve olumsuz bir duygu oluşturacaktır.

- Sohbet etmek ve sohbetten keyif almak istediğinizde, karşınızdakinin konuşup keyif aldığından emin olun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zülfikar Özçelik - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

03

Şövalye54 - Bir kaç köşe yazarının köşesinden kırparak gündeme dair malzeme çıkaramayan pandemi üzerinden nabız turmaya çalışan klasik dışına çıkamayan kalemkarlar..

Biraz bakış açınızı değiştirip köşelerden dileneceğinize köşenizden motive etseniz millete daha yararlı olacak. Siyaset yatırımı bu hareketler. Önteker nerden giderse arkasıda onu takip ediyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Mart 22:56
02

Eminoğlu - Çok yararlı bir yazı, bu virüs en az 5-6 sene daha sürer,bizim ülkemizde bitse bile diğer ülkelerde devam ettiği sürece Normalleşmede Sosyalleşme çok önemli hale geliyor. Sayın ZÜLFİKAR ÖZÇELİK kalemine sağlık.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 01 Mart 13:59
01

Adnan Cigdem - Tebrikler hocam yazılarınızın devamını bekliyoruz...slmlar

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 28 Şubat 23:15


Anket Covid-19 vakalarının arttığı Sakarya'da sizce ne yapılmalı!