Tarım arazilerine ne oldu?

Sakarya, Türkiye’nin yılda iki hasat yapılabilen bereketli toprağa sahip şehri. Meyve çekirdeği toprağa düşse filizlenir,

Odun diksen çiçek verir…

Verir vermesine de toprak bırakırsak.

Bu yazım bazı kurum ve kişileri rahatsız edebilir. Hepimiz rahatsız olalım!

Koronavirüs salgını başladıktan sonra tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en çok gıdanın önemini gördük. Üretim ve tedarikçiler durduğunda, yaşanılan paniğe şahit olduk. Küçücük bahçelerde domates, salatalık yetiştirmeye başladık.

Demek ki yatlar, katlar, dolarlar, altınlar alınacak bir gıda ürünü olmadığında işi yaramıyormuş.

Narenciye ve muz gibi ürünler dışında ülkede yetişen tüm tarım ürünleri bu bereketli topraklarda yetişebilmekte. 2000 yılından bu yana tarım arazilerinin küçüldüğünü görüyoruz. Bunu sadece gözlemle değil Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün verilerinde de okuyoruz.

Sizi birazdan rakamlara bulaştıracağım; ama öncesinde bir bölgeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Karaman-Camili Yolu olarak bilinen Adapazarı Belediyesi sınırlarındaki Sabahattin Zaim Bulvarı.

Yıllardır o yolu kullananlar değişimi daha net fark etmiştir. Ben de o bölgeyi yakından gözlemleyenlerdenim. Özellikle Sakarya Valiliği’ne giderken yolun sağ tarafında özel okulların, iş yerlerinin ve konutların tarlalara uzanan beton beton pençelerini görmek mümkün.

Ne oldu da bir zamanlar tarım arazilerini koruyacağız diyenler, yükselen beton yığınlarına arka kapıdan onay verdiler. Yolun tamamından tarla görülürken, son 10 yılda gelinen nokta içler acısı.

Tabi kabahat sadece onay verenlerde değil, o toprakları dedeleri, nineleri ne alın teriyle ekip biçerlerken yeni nesil önce mal kavgasıyla arazileri bölüp sonra ilk fırsatta betonlaştıranlarda da kabahat yok mu? Var elbette.

Ama “alan razı, veren razı sana mı düştü?” diyecek bazı yorumcuları okur gibiyim!

Bana düştü evet, tarım arazileri sadece o arazinin sahibine ait değildir. Şehre, ülkeye de aittir. Orada yetişen ürünler sadece para değildir; halkın da, diğer canlıların da gıdasıdır.

Eğer Allah, yılda iki hasat verebilen toprak nasip etmişse, üstüne beton döken ihanet içindedir. 2000 yılından bu yana yaklaşık 300 dekarlık tarım arazisi miras, konut yapımı veya sanayi tarafından tarım vasfını yitirdi.

2020 yılında Devlet Su İşleri tarafından sulanan 47 bin 700 dekar tarım arazileriyle ülke ekonomisine 375 milyon kazandırıldı. Güzel rakam; ama sayıyı çok da sanmayın, 2018 verilerine göre ekonomik olarak sulanabilir tarım alanları 728 bin dekar. Yanisini siz hesaplayın.

2000 yılında yüzde 34.2’ lik oranla meyve üretimi, % 18.0’lik oranla tarla bitkileri üretimi ve % 4.1’lik oranla sebze üretimi yapılmaktaydı.

Son yıllardaki verileri göre meyve üretimi yüzde 29, tarla bitkileri yüzde 10, sebze üretimi yüzde 5,2.

Ekonomiye olumlu etkilerde Sakarya tarımdan faydalansa da büyük ölçekli tarım şirketlerinin olmayışı veya yeterli birleşmelerle büyümemesi tarımsal faaliyetleri de belli bir seviyeye çıkartamıyor.

Tarım potansiyeline rağmen bugüne kadar ziraatle ilgili akademik eğitim yapılamayışı da ayrı bir eksiklik. Sakarya Üniversitesi bazı tarım araştırmalarıyla sektöre destek verse de bu alanla ilgili fakülte ve araştırma geliştirme çalışmalarının artması da zaruriydi. Sakarya Üniversitesi’nden bölünerek kurulan ve uygulama misyonlu tematik bir üniversite olan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bu önemli açığı fark ederek geçen yıl Ziraat Fakültesi’ni kurdu.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da ziraat mühendisi olmasından kaynaklıyor olacak ki tarımsal faaliyetlere yönelik alışılmışın dışında projeleri hayata geçirmeye çalıştığını görüyoruz.

Tarım arazilerini korumak ve ekonomik çıktılarına yönelmek çok önemli olduğu gibi tarımsal atıkların da Sakarya ekonomisi için büyük potansiyel taşıyor. Sakarya, ülkemizin önemli bir biyokütle ve enerji potansiyeline sahip.

İnanıyorum ki Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve Sakarya Ticaret Odası ile tarım alanındaki tüm STK’lar Sakarya’nın iki üniversitesiyle omuz omuza vererek modern tarım süreçlerine geçiş yapılır.

twitter.com/zulfikarozcelik

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zülfikar Özçelik - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

14

Canan Köse - İlimizde tarım arazilerini korumak amacı ile çıkartılan yasa yani büyük ova projesi, yani sit alanı, yani bir çivi dahi çakamazsınız diyen bir yasaya rağmen 1'ci sınıf tarım arazilerinin nasıl ırzına geçildiğini görmek isteyen etkili,yetkili şahsiyetleri ve tarım sevdalılarını Söğütlü Maksudiye köyündeki kaçak sarayı görmeye davet ediyoruz.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 15 Mart 02:15
13

Vatandaş - Sorumluluk 1. sırada Belediyeler, il genel ve belediye meclislerinde, 2. sırada tarım müdürlüklerinde 3. sırada ise uygun görüş veren diğer kurumlarda. İçlerinde izah edebilecek varsa çıksın bu konuyu bi anlatsınlar bizlerde anlayalım.Neden imar izni verilmiş tarım alanlarına?

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 14 Mart 07:47
12

Selamsız Bandosu - Satana niye laf ediyorsun arkadaş. Tamam. Ben de bir doğa dostuyum. En üzüldüğüm konu gerçek 1.sınıf tarım arazilerinin ranta kurban verilmesi. Her şey geri gelir toprak gelmez. Ama gerçekçi olalım. Dönümünü 3-5 milyon TL ye satıp rahat yaşamak varken adam neden dönümden 3-5 bin TL kazanmak için uğraşsın. Siz lafı e eveleyip gevelemeden işin gerçek sorumlularını muhatap alacaksınız. 1.sınıf tarım arazilerinin nasıl tarımsal faaliyet dışı 5.6.sınıf araziye dönüştürüldüğünü yazacaksınız. Koskoca yazlık yok olup giderken "Bir santim tarım toprağını imara açmadık" diyen belediye başkanına "yazlık arazileri kaçıncı sınıftı başkan" diye sormayan başta Ziraat Odaları olmak üzere İldeki STK lara soracaksınız. Ve konuyu bıkmadan usanmadan dile getirmesi gerekirken ucundan kenarından dile getiren yerel basına soracaksınız. Kısacası bu bu şehri yönetenlerin ortak günahı. O toprak kurullarında görev akan ziraat odaları kaç kez gündeme getirdi bunu. Milyonları görünce tav olan mülk sahibi bu işte en son sorgulanacak kişi.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 13 Mart 15:30
11

Dorucu Mahmut - Yazar bey bu konuya değinmen güzel bir şey fakat pandoranın kutusunu hafif aralamışsın.olan durumu yarımda olsa yansıtmışsın herkez giderken gelirken şahit oluyor bu rezalete sizin asıl yapmanız gereken bunlara sebep olan belediyeler şirketler siyasiler başkanları burda ifaşa etmeniz olmalıydı ki birdaha rahatlıkla toplumun geleceğini sağlığını ikipara etmesinler.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 13 Mart 11:38
10

Dark - Doğru diyonda çifçi zararına mı mal eksin biçsin şimdiye kadar çifçinin yanında olan mı oldu köylü muhamelisi yapıldı.biz 1 liradan mısır satalım 30 krştan pancar satalım siz orda ayçiçek yağını 75 ten şekeri 8 liradan tüketin.sütü 2 liradan alın 10 liraya satın.çifçi ekmesin yakında ekmeğide 15 liradan alırsınız belki çifçiye önem verirsiniz.

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 13 Mart 05:46
09

Sakaryalı - Köyler büyük şehir kapsamında mahalle oldu

Bazı şehre yakın verimli ova köyleri kimisi imara açıldı .Yazlık köyüBi de burasi bataklık alan göl Karakamiş köyü çokekler köyü vs.birde çiftçi sondaj çaktırdı 4 metreden fazla cakilmişsa çiftçi bin sulama borusuna bu köyler mahalle diye elektrik ödediği suya su saati takılıyormuş yasa gereği HADİ YAP TARIMI.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 13 Mart 01:43
08

Mete54 - serdivan belediyesi tarım arazilerini imara acıp imara acılacak yerleri tarım arazisi yaptı. tersra bir mantık.bir gecede yazlığı imara açtılar düşündürücüüüüüüü

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 12 Mart 22:38
07

Selim - Tarim arazisine yapılan sogütlüdeki kaçak yapı ne oldu ruhsat verilip elektrik su doğalgaz bağlandı mı yandaki araziyi alacağız da

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 12 Mart 22:35
06

Yenikentli - ülkede çifçi mi kalmış tarım olsun. üretiyorsun değerine satamıyorsun. girdi maliyetleri devamlı artişta dayanmak mümkün değil.

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 12 Mart 19:39
04

Yeter_artık - Ağam bizimle alay ediyor. Şaka mısın medyabar, sürekli AKP ve Müteahhit propagandası yapan siz değil misiniz? Yazlık başta olmak üzere Adapazarı ovası imara açılmadı mı, karaman yolu ve benzeri ana yol kenarları ticari imar açılmadı mı? Bu haberlere destek olmadınız mı, sadece Adapazarı ovası tüm Türkiyeye yetecek ürün yetişirdi

Yanıtla . 21Beğen . 1Beğenme 12 Mart 14:43
03

Newadali - SENELERDİR BİRİNCİ SINIF TARIM ARAZİLERİNİ SİYASİ GÜÇ KULLANARAK BETONLASTIRDILAR YAPAN YAPTIĞIYLA ÖLEN ÖLDÜĞÜYLE KALIYOR KUZEY TRANSİT YOL İLE BU BETONLASMA DAHADA ARTACAK ÖNLEM ALINMA DİYE BİR ŞEY YOK AÇLIKTAN ÖLECEKSİNİZ BU KADAR BASİT

Yanıtla . 13Beğen . 1Beğenme 12 Mart 14:13
02

Bam Teli - Yanlis dolu makale...

Sadece birsey yazayım..

Tarim arazileri bölünüp parcalanmaz once tarim makalesi yazacaksan tarim kanununa bak..arazileri 18 uygulamasi yaparak cifcinin elinden alan belediye dir..nokta

Yanıtla . 12Beğen . 0Beğenme 12 Mart 14:03
05

Mühendis - @Bam Teli 02 nolu yoruma cevabı: eksik bilgi. tarım arazileri belirli kriterleri sağlıyorsa bölünür. tarım arazilerinin tarım dışı alanlara ( imara Açılması vb) dönüştürülmesi resmen cinayettir.

Yanıtla . 9Beğen . 1Beğenme 12 Mart 15:34
01

zopa - Depremden sonra şehri Karaman, Camili, Korucuk'un arka tarafına taşımayan yada taşıyamayan yetkililer-siyasiler-zenginler sorumluluk altındadır. Olacak depremde ölenlerin ve taşınmama sonucunda kaybedilen tarım arazilerinden de onlar sorumlular..

Yanıtla . 12Beğen . 0Beğenme 12 Mart 13:54


Anket Covid-19 vakalarının arttığı Sakarya'da sizce ne yapılmalı!