Ayının dostluğu...

Bizim kültürümüzde ayılarla ilgili çokça benzetme ve öykü vardır. Genelde olumsuz yer alan sözlerden bazıları şunlar:

Kaba saba birine “ayı gibi” denir.

Zengin güç sahibi olanlar için “armudun iyisini ayılar” yer denir.

Laftan anlamayan birine “Ayıya kaval çalıyor” denir.

Elinin ayarı olmadığından hareketle “ Ayı yavrusunu severken öldürürmüş” denir.

Derdim elbette bir hayvan olarak Ayı değil. Onlar doğaları gereği neyse onu yapan bu ortak dünyamızın misafirleri.

Maalesef geçmişte “ Ayı oynatma” rezaletine uğramış, işkenceler görerek eğitilmeye çalışılmış bu hayvancağızlar çıkartılan yasayla kendilerine yapılan bu ayılıktan kurtuldular.

Onları da tıpkı diğer hayvanlar gibi doğasında bırakmalıyız. Hiçbir hayvan doğası gereği yaptığı fiillerden sorumlu tutulamaz. Onlara işkence edilemez.

Ancak bazı hayvanları ısrarla toplum hayatına sokmanın da maalesef acı sonuçlarını görüyoruz.

Mevlana Hazretlerinin büyüklere nasihat ettiği “ Bir adamın, ayının vefakarlığına güvenmesi” dizeleri aklıma geldi.

Şöyle anlatıyor Rumi, yolda yürürken bir ejderhayı gören ayı feryat etmiş, adam ejderhayı öldürmüş, ayıyı kurtarmış. Ayı bu duruma çok memnun olmuş ve artık adamla dost olarak evine kadar gelmiş. Adama teşekkür etmek için yanından ayrılmıyormuş, öyle ki adam hastalandığında bile başında bekliyormuş.

Adamın komşusu ziyarete geldiğinde bir de ne görsün! Ayı adamın başucunda bekliyor. Her ne kadar komşusunu uyarsa da, adam onun dostluğunu kıskandığını düşünerek komşuyu terslemiş.

Komşusu demiş ki “ Ahmakların dostluğu beterdir düşmanlıktan, vazgeç bundan”

Adam “ Git hasetçi!” demiş.

Komşusu “Bİz dostuz sana bir şey olur diye üzülüyorum” dese de “bana bir şey olmaz, ben Allah’ın nuruyla bakıyorum” deyince komşusu “ aklın başında değil senin” diyerek oradan ayrılmış.

Aradan bir zaman geçmiş, ayı bütün hüneriyle adama minnettarlığını göstermeye devam ediyormuş. Bir gün adam uyurken yüzüne sinekler konuyormuş. Ayı sinekleri kovalasa da sinekler hep aynı yere geri geliyormuş.

Ayı sinirlendikçe sinirlenmiş, sonra dağdan kocaman bir taş alıp adamın yüzündeki sineğe fırlatıvermiş.

Artık sinekler dostunu rahatsız edemeyecek diye sevinirken bir de bakmış ki adamın kafası kanlar içinde. Adam ölmüş!

Mevlana Hazretleri hikayeyi şöyle bitiriyor: “Ahmakların sevgisi, dostluğu tıpkı bu ayınınki gibidir.”

Bize düşen büyüklerimizin nasihatlerini dikkate almak olmalı. Arkadaş ve iş ilişkilerinde, uluslararası ilişkilerde kimle dostluk yapacağımızı iyi bilmeliyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zülfikar Özçelik - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

02

Fadime Al - Zenginlere karşı olan düşmanlığına o kada net belli etmissinki zenginler için kullanılırmış armudun iyisini ayılar yer diye . Sen hiç hayatında bir kişi çalıştırıp maaş ödendinmi acaba ? Bu ayı gördüğün zenginler bu ülkeyi yukarıya taşıyor . Allah zerrece katkı sağlayandan 1000 kere razı olsun . Çok kötü yazı sanki başka konu yok promlem yok ülke gündeminde basit insanlara yazarlık yaptırtıyorsunuz.

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 15 Ağustos 01:17
01

Dilek - "Ancak bazı hayvanları ısrarla toplum hayatına sokmanın da maalesef acı sonuçlarını görüyoruz."

Çok haklısınız. Canlılar kendi doğal ortamında, insanlar hakkettiği yerde olmalı. Taş yerinde ağırdır.

Yanıtla . 9Beğen . 4Beğenme 11 Ağustos 18:01


Anket Aşı karşıtlarına soruyoruz? Neden aşı olmak istemiyorsunuz?