"Belde halkı ile onu da alt üst et! Çünkü o zat, günah işleyenlere yüzünü ekşitmemiştir"

18 yaşıma yeni basmıştım, artık özgür bir birey olarak yaşama devam etmenin hayallerini kurduğum sıralardı.

Bir çok arkadaşım ise askere gitmeye hazırlanıyor, asker sonrasında yapacaklarının hayallerini kuruyordu. 

O akşam yine bir asker eğlentisinden gelmiş, bir çok arkadaşımla doyasıya eğlemiştik...

Gece saat 02:30 sularında eve geldim, duş alıp yatağa girmiştim ki... 

O herkesin bahsettiği, kimine göre şehir efsanesi olarak kabul edilen parlamayı gördüm... Parlama ile birlikte camlar çatırdamaya başladı evde...

İlk kez böyle bir olayla karşılaşmıştım... 

Bir kaç saniye sonra ise yatağımdan kalkmaya çalışsam da olmadı. Elektrikler kesilmişti, yatağım deli gibi sallanıyor, hatta yatakta beni hoplatıyordu nereden geldiğini anlayamadığım o güç...

Sonrası mı ? Korkunç...

Evde taş üstünde taş kalmadı...

Annemin tuzla buz olan kesme kristalleri ile birlikte benim hayallerimde o akşam yerle bir olmuştu. 

Her geçen saat kötü bir haber alıyorduk Hızırtepe Mahallesi'nde... Öyle ya sallandık ama bizim mahallede tek bir ev dahi yıkılmadı o koca depremde.

Gelip giden arabalardan, o akşam omuz omuza halay çektiğim arkadaşlarımın bazılarının enkaz altında kaldığını, Adapazarı merkezinde binlerce insanın yıkılan evlerin altında can verdiğini öğreniyordum...

Duyduklarıma inanamıyor, anlam veremiyordum bir türlü...

Bu haberler karşısında duramazdım artık yerimde... Gidip kendi gözlerimle görmeliydim o manzarayı... 

Hızırtepeden aşağıya inerken şehrin üzerindeki beyaz, siyah ve gri bulut yığınları hala dün gibi aklımda...

Sonrası mı herkesin bildiği, herkesin gördüğü o korkunç manzara... 

Yarın o büyük felaketin yıl dönümü...

O zaman da bugün ki gibi olmuştu...

Artık herkes unutmuştu depremi...

Kimse depremin bir daha yaşanacağını aklının ucuna bile getirmiyordu...

O zamanların "Z" kuşağı olarak bizler ise depremin ne demek olduğunun farkında bile değildik. 

Durum bugün yine aynı...

Sokakta 15-20 yaşındaki çocuklar deprem ne demek desek hepsi bir şeyler söyleyecektir.

Ama depremin o korkunç yüzü hakkında inanıyorum ki hayal bile kuramayacaklardır... 

Kısacası yaşamadan kimse o anları bilemez ve hissedemez... 

Gelelim bu güne... 

Müteahhitlerin ne kadar çaldığını, beton firmalarının ne kadar eksik katkı malzemesi kullandığını, yapı denetim şirketlerinin ne denli düzgün denetim yaptığını, sırf para uğruna imara açılan bataklıkların yaptığımız binaları tartıp tartmayacağını görme vaktimiz yaklaşıyor... 

Meşhur hadis ve fıkıh alimi İmam-ı Beyheki'nin anlattığına göre, Yüce Allah, bir meleğe, bir beldeyi yıkmasını emreder. O melek, bu beldede hiç günah işlemeyen bir zatın da olduğunu bildirince, Cenab-ı Hak, "Belde halkı ile onu da alt üst et! Çünkü o zat, günah işleyenlere yüzünü ekşitmemiştir" buyurmuş...

İşte bizlerde göz göre göre çalanın, çırpanın, evrakta sahtekarlık yapanın, eksik demir, kalitesiz beton kullananlar karşısında yüzümüz ekşitmediğimiz, gördüğümüz halde sessiz kaldığımız için, resmi olarak 10 bin konutun üzerinde bulunan (bana göre bu sayı en az 40 bin) beton tabutlukları yıkmayıp, göz boyayan yöneticilere, partilere, vekillere, belediye başkanlarına destek verdiğimiz için, depreme yeterince hazırlanmadığımız için alt üst olacağız belki de... 

Geride kalanlarımız diyecek ...  "Benim ne günahım vardı da bu musibet başıma geldi... "

Neden geldiği ap açık ortada değil mi? Deprem insan öldürmüyor, depreme hazırlıksız olmak bizi öldüren... Peki hazırlandık mı herkes kendine, yaşadığı binaya ve çevresine baksın öyle karar versin...

Bakmazsanız da çok önemli değil, nasılsa çok beklemeyeceksiniz emin olun...

Belki bir gün belki bir ay belki bir kaç sene ama ömrü olan yaşayıp görecek o felaketi bir kez daha...

Bakalım ne kadar hazırlıklıymışız.... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Turhan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

05

Hilal - O gün bugündür hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Bir parçamızı kaybettik hepimiz. Bir daha toparlanmaz dediğimiz şehir toparlandı ama biz eksildik. Yıkık şehrin çocukları olarak yaralı kaldı kalbimiz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Ağustos 02:06
03

Macır - cübbelinin 2021 versiyonu gibi saçma sapan bir yazı . Hala bu kafada olanlar var ya ona yanarım

Yanıtla . 4Beğen . 5Beğenme 16 Ağustos 20:58
02

İlker - Herşeyi bir hadisle dine bağlayınca güzel oluyor.... Hazır dine bağlamışken, birde kader inancını anlat tam olsun...

Yanıtla . 4Beğen . 3Beğenme 16 Ağustos 17:02
04

Dogrucu - @İlker 02 nolu yoruma cevabı: adamın ne yazdığını bile anlamamışsın bide utanmadan yorum yazıyosun... Adam işi hadisle dine bağlamamış, sahtekarlar binaların yapı malzemelerinden çalanlar ve deprem görmüş binalar nedeniyle deprem bizi yıkacak diyor adam... Namaz kılmadın diye depremde bina altında kalacaksın demiyor yani... İnşallah bunu anlayabilirsin

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 23:41
01

Kupculer Vatandaşı - 1 birey 1 aileyi 1 aile 1 mahalleyi 1 mahalle 1 şehri 1 şehir tüm dünyayı duzeltir önce kendimizi düzeltelim iyi bir mümin olalım arz Allah c.c dur

Yanıtla . 13Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 14:50


Anket Aşı karşıtlarına soruyoruz? Neden aşı olmak istemiyorsunuz?