Yöneticimiz uyuyor mu!

Kar geldi gelecek derken, şehrin bütünü beyaz örtüye büründü. Günler öncesinden uyarılar yapılıyordu, yerel yönetimler başta olmak üzere tüm kamu kurum-kuruluşlar hazırlıklı olsun, kar eziyete dönmesin eğlencesi ile karşılayalım diye.

Maalesef değil günler aylar öncesinden de yapılsa benzeri uyarı ve çağrılar sonuç değişmeyecek. Altyapımız uygun değil, her taraf makyajlı. En ufak yağan yağmur-kar tüm makyajı akıtıyor, gerçek gün yüzüne çıkıyor.

Kar kartpostallık görüntüler sundu, evi olana sıcak yuvasında yakacak kömürü odunu olana, doğalgaz kullanımı henüz tüm şehirde olmadığı için. Kaldı ki son gelen zamlar sonunda doğalgaz kullanımı ne kadar mümkünse, hele ki elektriğe gelen zamlarda düşünülürse….

Genel anlamda belediyeler müdahalede bulunmakta, karla mücadelede büyük sorunlar yaşamadılar, mağduriyete dair görüntü ve paylaşımlara çok şahit olmadık. Buzlanmaya alınan önlemlerde de sorun yaşanmadı, tuzlama çalışmaları da genel anlamda başarılıydı. Can ve mal kaybına sebebiyet verecek kazalar yaşanmadı.

Yerleşim merkezleri, özellikle şehir merkezleri bu anlamda mağduriyet yaşamadılar.

Sorun; her kar ve yağmur yağışında yaşanan alandan geldi, geleneğini bozmadı bu kez de elektrik kurumu, ne zaman ihtiyaç duyulsa kesintisiz hizmet sunma maharetini yine gösteremedi. Elektrik kurumu evsiz ve soğukta yaşamak durumunda olanların durumu anlaşılsın diye kesintilere gitti sanırım, ders niteliğindedir!! Aksi düşünülemez günler öncesinden uyarıları dikkate almadıkları olası değildir herhalde.

Son günlerde sanayi kuruluşlarına doğalgaz verilemeyeceği yönünde haberlere tanıklık ediyorduk, elektrik kurumu haberi doğrularcasına belli bölgelerde elektrik kesintisine giderek doğalgaz tüketiminde zorunlu tasarrufa gitti.

70’lerin unutulmazlarındandır “Yak şu kaloriferi donuyoruz” ve “Yöneticimiz uyuyor mu” bu repliği hatırlamayan yoktur sanırım yaşı müsait olanların.

Çok vurgu yapılan eski Türkiye hatırlatmasına uygun manzaralar yaşandı, birçok yerleşim bölgesine elektrik verilemedi ve haklı feryatlar yükseldi, “Yönetimiz uyuyor mu, donuyoruz”

Enerji sektöründe 2012 yılından itibaren özelleştirmenin hız kazandığı, kamu payı azalırken özel sektör payı hızla artmıştır. Özelleştirme politikalarında izlenen yol her bakımdan toplumsal çıkarlar aleyhine ve özel şirketler lehine olmuş, tüketicilerden mali kaynak aktarmanın zemini oluşturulmuş.

Kamusal faydadan çok karlılık düşünülmüş, yatırımlar gerçekleştirilmemiş. Tüketici pahalı elektrik kullanmak zorunda bırakılmış. Sektörde yer alan şirketler karlarını artırmayı öncelikli hedef olarak belirleyecekler, dolayısıyla yeni yatırım yapmaktan kaçınacaklar diye itiraz yükseliyordu, özelleştirmenin ilk yıllarında.

Yatırımlar aksayacak ve üretim düşecek, talebi karşılamaya yetmeyecek.

Bugün ise karşılaştığımız manzara özelleştirmenin ilk yıllarında hangi hususta dikkat çekilmiş ise onunla yüzleşmek oldu, stratejik öneme haiz kurumlar özelleştirilmemeli çağrısı karşılık bulmadı, kaçınılmaz son ile karşılaşmak.

Nerden nereye” kar yağdı, 70’li yılları hatırladık. “Yöneticimiz uyuyor mu” bu kez yakın şu kaloriferi demedik yakın şu elektriği dedik. Sonuç aynı, mağduriyeti yaşayan yine yurttaş oluyor. Değişen gelişen teknolojiden payımıza yine mağduriyet düşüyor. Gelişmemiş, makyajlanmış görüntümüzmüş onu gördük bu sayede.

Bir başka gelişme yaşandı ki yakın tarihte tanıklığımız olduğunu sanmıyorum. Büyükşehirler kapandı, Ankara ve İstanbul’a giriş-çıkışlar yasaklandı. “Yol yaptık yol” diye övünülen otobanlar görüldü ki karlı havada kullanılmaya uygun değil.

Güneşli havalarda hizmet vermesi planlanmış, karayollarının bütünü kullanıma kapatıldı.

Kar yağışı günler öncesinden biliniyordu, niçin önlem alınmadı anlamak mümkün değil. Şehir giriş-çıkışları yasaklandığı gibi, saatlerce yolda mahsur kalan araçları gördük. Hareket etmelerine izin verilmeyen araçlar, yol kenarlarında parka zorunlu kılındılar.

Yaşanılan manzara günün Türkiye’sine uygun olmasa gerek. Neyse ki belediyeler yardıma yetişti, özellikle Bolu ili sınırlarında yüzlerce kilometrelik konvoylara yardım yetiştirildi. Isınma, barınma ve gıda başta olmak üzere yardımlar ulaştırıldı.

Kar eğlenceden çok mağduriyet getirdi, maalesef. Barınmaya ihtiyacı olan, sokakta yaşamak zorunda olan yurttaşlarımızı anlamamıza yardımı olmuştur umarım !!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ergün Özkan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

04

Gökhan Şendil - Yoo , balık yemekle meşguldürler, anladın.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Ocak 13:10
03

Mert Serdar - Siyasî kimliğinizi fikir ve elestirilerinizin önüne geçirmeniz, yazılarınızın güvenilirliğini sizin inandiriciliginizi zedeler.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 27 Ocak 09:49
01

Misafir - Sevgili Ergün Özkan,kendi parti belediyelerinizin eksiklerini gölgelemek için yazdığınız algılı bol dolgulu yazınızı üşenmedim sonuna kadar okudum.

O 70'lerin Türkiye'si 3 gündür İstanbul'da yaşanıyor malesef.

Elinizi vicdanınıza koyun Allah için söyleyin 70'li yıllar Sakarya'nın merkezinde mi yoksa tuza kum karıştıran İstanbul belediyesinde mi yada her daim İzmir'de mi yaşanıyor.

Ya şu Milleti 70'lerde ki Millet olarak görmeyin.O zamanlar birkaç gazete ve onlara yazı yazan yazarların gözlüğüyle hayatı gören insanlar vardı.

Artık internet var ve bütün dünya insanların parmağının ucunda.

Yanıtla . 4Beğen . 7Beğenme 26 Ocak 13:02


Anket Sakarya'da yaşamak sizce zor mu?