30 yıllık bir Adapazarı efsanesi

"Bir şehir efsanesi" olarak anlatılan "İhvan Kitabevi"nin de kurucularından. Bir döneme ışık tutmak içim Yılmaz Güney'le "o günleri" konuştuk. FAHRİ TUNA YAZIYOR

Haber Resmi
Haber Resmi
+9
Haber albümü için resme tıklayın

Aynalıkavak Yazıları / Fahri Tuna

İHVAN KİTABEVİ;

SAKARYA DİRİLİŞ CEMİYETİ

Yılmaz Güney,şair ve öğretim üyesi. Otuz yılı aşkın bir süredir Adapazarı'nda yaşıyor.Adeta "bir şehir efsanesi" olarak anlatılan "İhvan Kitabevi"nin de kurucularından. O günleri aydınlatmak, gün yüzüne çıkartmak için, bir döneme ışık tutmak içim Yılmaz Güney'le "o günleri" konuştuk. (1) "Ben Sakarya Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'ne 1977 Ekim ayında asistan olarak girdim. Geldiğim günlerde on kadar arkadaş Sakarya Diriliş Cemiyetini kuruyorlardı. Cemiyetin başkanı Adapazarı İmam-Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Numan Yazıcı'ydı. "Diriliş"' adı biraz da Sezai Karakoç'a olan sempatiden kaynaklanıyordu. Hatırladığım, isim için Sezai Beyden izin de alındığı. Cemiyet, 1978 yılından itibaren "Haber Bülteni" adıyla bir dergi de çıkartmaya başladı."

"KARDEŞLER" ANLAMINDA İHVAN ADI TERCİH EDİLDİ

"Cemiyet toplantılarında "eğer bir fikri hareket oluşacaksa, bu kitaptan başlamalı, bunun için de bir kitabevi kurmak gerekir, kitabevi bir fikir hareketini sağlar" düşüncesi ortaya atıldı. Numan Yazıcı, Abdullah Gül, Ahmet Arıca, Ahmet Büyükakkaşlar, İbrahim Mete Doğruer, Harun Taşkın, Yılmaz Güney, Yusuf Aydın, Selahaddin Şimşek... Başlangıçta aşağı yukarı on kişiydik. "Ahi" kardeş demek, "ahilik", Ahî Evran kültürü var ya. "İhvan" da kardeşler demek; kardeşlik esas alındığı için "İhvan" adı tercih edildi. Ptt Sokaktaki Havuzlu Çarşıda 3 Ekim 1978 günü de mütevazı bir törenle açılışı gerçekleştirdik. Her ay bir arkadaşımız sorumluydu kitabevinden, her akşam gider hesapları alır, her hafta sonu İstanbul'a kitap teminine giderdi. Ekonomik yönünü kendimiz hallediyorduk; kasadan gelen paranın eksiğini aramızda toplayarak tamamlıyorduk."

"CEHALETE SAVAŞ AÇMAK İÇİN..."

Sakarya Diriliş Cemiyeti Haber Bülteni 7-8'inci sayısında "Sakarya'mızın kültür boşluğunu doldurması ümidi ile Cemiyetimiz mensuplarının ve hemşehrilerimizin himmet ve gayretleri neticesinde, uzun zamandır açmayı düşündüğümüz İHVAN KİTABEVİ, 3 Ekim 1978 günü davetlilerin huzurunda sade bir merasimle aziz hemşehrilerimizin hizmetine açıldı." (2) Cemiyet Başkanı Numan Yazıcı, dergide "Oku" başlıklı yazısında "bugün yapacağımız en güzel çalışma cehalete savaş ilân etmek ve inananlara "Oku " emrinin manasını anlatmak, gereklerini yapmak için yardımcı olmak, imkân hazırlamak" diyor ve ekliyordu: "... bu noktadan hareketle Diriliş Cemiyeti mensupları olarak ilk adımı attık. Ve bir müessese kurduk. Bütün yoklara ve engellere rağmen, okuyana, okuyacak olana, şahsi bütün işler meseleler bir yana bırakılarak, amatörce ter dökülerek, kimsenin övgüsünü, takdirini, teşekkürünü beklemeden ve bütün bunlara iltifat etmeden... Adına "İhvan" dedik, bütün ihvanımız (kardeşlerimiz) gelsin diye. İhvan bir "Suffa Mektebi" olsun. Ehli Suffa gibi eksikliklerimizi, kusurlarımızı bu mektepte telafi edelim". (3)


İhvan Kitabevi Açılışı- 3.10.1978 (Numan Yazıcı Arşivi)
Soldan ayaktakiler: Ahmet Arıca, Abdullah Gül, Salih Deniz, Numan Yazıcı, Hikmet Sevim,
Soldan oturanlar: Alaattin Taşçeken, Hikmet Yıldız, Ahmet Büyükakkaşlar.

AÇILIŞTAKİ ABDULLAH GÜL

Evet; İhvan Kitabevi, 3 Ekim 1978 tarihinde açılmıştı. Cemiyet Başkanı Numan Yazıcı'nın resmi ev sahibi olduğu açılışa katılan yüze yakın kişiler arasında kimler mi vardı? Üzerinden otuz bir yıl geçen açılışa bugünün hangi ünlüleri katılmıştı?.. Elimizdeki 8-10 fotoğrafa göre; açılışın en ünlü siması, o günün SDMMA İktisat asistanı, bugünün cumhurbaşkanı Abdullah Gül. O günün İktisat asistanı, bugünün iktisat profesörü ve AKP Konya Milletvekili (Tarım eski bakanı) Sami Güçlü, bugünün AKP Konya Milletvekili Ahmet Büyükakkaşlar, AKP Mersin Milletvekili Prof.Dr.Ömer İnan, AKP OsmaniyeMilletvekili Prof.Dr. İbrahim Mete Doğruer, SAÜ Endüstri Mühendisliği Bölüm BaşkanıProf.Dr.Harun Taşkın, şair – öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Yılmaz Güney, özdeyiş yazarı M. Selahaddin Şimşek, hikâyeci – öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. İsmail Kıllıoğlu, bugünün Tüvasaş Genel Müdürü İbrahim Ertiryaki, bugünün Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, merhum işadamı Yusuf Aydın, Sakaryaspor eski teknik direktörü Hikmet Sevim ve daha onlarca birbirinden değerli isim...


Numan YazıcıDoç.Dr.Abdullah GülProf.Dr.Sami GüçlüYrd.Doç.Dr.Yılmaz Güney

ELEKTRİK SU ABONESİ İBRHAİM ERTİRYAKİ ÜZERİNE

İhvan Kitabevi, Adapazarı Atatürk Bulvarı'na açılan PTT sokakta, Halk arasında "Gonca Düğün Salonun altı" olarak bilinen Havuzlu Çarşı 5 Numarada Necati Türkistanlı'nın babasına ait (3 metreye 5 metre) yaklaşık on beş metrekarelik dükkanda açılır. Kira sözleşmesine "kiracı" vasfıyla, o günlerde SDMMA (bugün Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi) asistanlarındanAhmet Arıca, Abdullah Gül ve Sami Güçlü imza atarlar. O günlerde Adapazarı Belediyesi bünyesinde kısa adı "ESO" olan Elektrik Su Otobüs İşletmesi'ne "abone" olmak gerekir. Abone açma görevi, bugünün Tüvasaş Genel Müdürü, o günlerin MTTB Öğrenci Derneği Başkanı İbrahim Ertiryaki'ye verilir. Zira babası ESO'da tahsildardır. Böylece İhvan Kitabevi'nin "elektrik su abonesi" İbrahim Ertiryaki adına açtırılır. Kitabevinin ilk ay sorumlusu Numan Yazıcı, ilk çalışanı da, İmam-Hatip camiasının öğrenci liderlerinden Alaattin Taşçeken'dir. Daha sonra Ercan Güneş ve Halit Katırcı görev yapacaklardır. Kitabevi, Selahaddin Şimşek, Yusuf Aydın ve Mehmet Şahin'in doğal mekanları gibidir.


Prof.Dr.HarunTaşkınSelahaddin Şimşekİbrahim Ertiryaki

KİTABEVİ, ANARŞİ VE TERÖRÜN DE PANZEHİRİ

Kitabevi Adapazarı'nda büyük ilgi görür. Özellikle SDMMA camiası asistanları ve öğrencileri için "buluşma" ve "görüşme adresi"dir adeta. Dersten çıkan bir çok kişinin ilk uğrak yeri olur İhvan; randevular genellikle oraya verilir. İhvan kısa sürede "yeni çıkan kitaplar"ın ilk ulaşıldığı mekâna da dönüşür. Türkiye çok zor ve kritik günlerden geçmektedir, fikir hareketleri, sağ-sol kavgası, özellikle de anarşi ve terör kol gezmekte, üniversitelerin öğrenci kavgaları nedeniyle açık olduğu süreler, kapalı bulunduğu süreden daha az hale gelmektedir. Gazete ve televizyon haberlerine göre; Türkiye genelinde her gün beş - on öğrenci siyasi kavgalarda hayatını yitirmektedir. Buna rağmen Adapazarı'nda öğrenci kavgaları ve terör yok denecek kadar azdır. Zira İhvan Kitabevi camiası, "anarşi ve teröre karşı okuma" yönünde karar almış, silah ve şiddetten uzak durma yönünde çaba göstermektedir. O günlerin SDMMA öğrencisi ve İhvan Kitabevi müdavimi olan bu satırların yazarı da teyit ve şahitlik eder ki, Türkiye'deki bir çok üniversite, öğrenci eylemleri ve terör nedeniyle düzenli bir eğitim göremezken, SDMMA sadece ve sadece 3 gün gibi kısa süre kapalı kalmıştır. Bunda Adapazarı halkının sağduyusu kadar "İhvan Kitabevi" camiası liderleri Numan Yazıcı, Abdullah Gül ve Sami Güçlü'nün sağduyusu ve şiddete karşı tutumu da etkili olmuştur.

SARI, KILLIOĞLU, GÜNEY, ŞİMŞEK'İ ORADA TANIDIK

İhvan'ın Adapazarı kültürü ve sanatına katkıları yadsınamaz. Siyasi bilinçlenmenin yanında, "Bir Savaşçıdır Kalbim"in şairi Osman Sarı'yı, "Ateş Yalımı Üzerinde Bir Toplantı"nın yazarı İsmail Kıllıoğlu'nu, "Savaş Dağlarında Bir Gülüm Kaldı"nın şairi Yılmaz Güney'i, "Odunu sert çağa keskin balta Selahaddin Şimşek"i orada yakından tanıma fırsatı buldu Adapazarı gençliği. İlk şiirlerini, ilk hikâyelerini orada gösterdiler büyüklerine. Bir anı da bu satırların sahibinden: 1979 Kasım ayında İhvan'da, Numan Yazıcı hocama, son okuduğum Hermann Hesse'nin "Siddharta" adlı romanını anlatıyordum, romanda anlatılan "Brahmanizm felsefisinin aslında bizim tasavvuftan alınmış olabileceği"nden söz ederken, raftaki kitaplara gömülmüş, 26-27 yaşlarında, çok düzgün giyimli, sakallı, yakışıklı, kararlı ve öfkeli bakışlı bir ağabey, usta bir aktör edasıylabana doğru döndü, "hayır, o öyle değil, kitapta anlatılmak istenen o değil, şudur" diye beş cümleyle özetledi, tekrar kitaplara gömüldü. Biraz sonra da Numan hocam o ağabeyle tanıştırdı beni. O günden sonra sık sık görüşür olduk. Hayatımdaki en yakın "ağbilerimden birisi" oldu; iki çocuğumun adlarını koyacak kadar... Üzerimde en çok hakkı olanlardandır. Okuduğu kitabı bir cümleyle özetleyebilen, o efsane delikanlı, özdeyiş yazarı Selahaddin Şimşek'ten başkası değildi.


İhvan Kitabevi'nin üç müdavimi-1978: (soldan) merhum Yusuf Aydın, merhum Selahaddin Şimşek,
Alaattin Taşçeken, (Alaattin Taşçeken Arşivi).

KİTABEVİ, 12 EYLÜL 1980'DE İNKİTAYA UĞRUYOR

12 Eylül 1980 Cuma günü Türkiye Radyoları ve TRT (o zamanlar TRT Televizyonu tek kanal ve siyah beyazdır) mehter marşları ve kahramanlık türküleri çalmaktadır. Zira, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve dört kuvvet komutanı "yönetime el koymuş", TBMM'yi kapatmış, Anayasayı ortadan kaldırmış, MSP-MHP destekli " Süleyman Demirel Azınlık Hükümeti"ni devirmiş, AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'i tutuklayarak Zincirbozan'a gözetim altına almıştı. Dönem "sapla samanın birbirine karıştırıldığı" bir dönemdir. Bu hengamede İhvan Kitabevi kurucularından Abdullah Gül ile Numan Yazıcı da Adapazarı Taşkısığı Kışlasında90 gün süreyle "gözetim" altında tutulacaklar, askeri mahkemece yapılan kovuşturma sonucunda "takipsizlik" kararı ile "serbest kalacak"lardır. Ancak camianın öncülerinden Gül ve Yazıcı'nın başına gelenler Kitabevi'ni de olumsuz etkileyecek, beş altı aylık bir tereddüdün ardından İhvan yine ilgi görmeye başlayacaktır. Bu arada Orgeneral Kenan Evren başkanlığındaki askeri yönetim, dernek ve cemiyetlerin tümünü kapattığından, Sakarya Diriliş Cemiyeti de kapatılacak; İhvan Kitabevi'ni 1981 yılından itibaren resmen Numan Yazıcı devralacaktır.

ALAATTİN TAŞÇEKEN, ERCAN GÜNEŞ, HALİT KATIRCI

3 Ekim 2009 tarihi itibarıyla İhvan Kitabevi'nin sahibi ve işletmecisi Endüstri Mühendisi Halit Katırcı ile o günleri konuşuyoruz (4): "Benim için İhvan'a giden yol, Adapazarı Lisesinden geçer. Son sınıftayken sınıf arkadaşım Mahmut Yazıcı aracılığıyla tanıştım İhvan camiasıyla. İhvan bizim buluşma yerimiz oldu o sıralar. 1980 yazı. Eskişehir Eğitim Enstitüsü Matematik Öğretmenliğini bitirip Adapazarı'na dönmüşüm. Çalışmam lazım, canım sıkkın. İhvan Kitabevine uğradım. Alaattin taşçeken'den sonra Ercan Güneş çalışıyordu o günlerde İhvan'da. Canımın sıkkın olduğunu fark edince, "Halit, ben okul kazandım ayrılıyorum, benim yerime İhvan'da çalışmak istemez misin?" diye sordu. Tabii ki sevindim. İşe başladım. Benim başladığım ay, İhvan'ın sorumlusu Numan Ağbiydi. Böylece benim hayatımda İhvanlı yıllar başlamış oldu. 7-8 ay kadar çalıştım. Orada Abdullah Ağbiyi (Gül), Numan Ağbiyi (Yazıcı), Sami Ağbiyi (Güçlü), Selahaddin Ağbiyi (Şimşek) yakından tanıdım ve sevdim. O sene SDMMA'da – o günkü adıyla- İşletme Mühendisliği bölümünü kazanınca işten ayrılmak zorunda kaldım ama okul bitene kadar ders sonraları genellikle İhvan'daydım."

İHVAN: "BİZİM KAVGAYLA İŞİMİZ YOK"

"Ben İhvan'da çalışırken şunu tespit ettim: Sakarya Üniversitesi'nde 1976-82 arasında öğretim gören o gençler şuna karar vermişler. O yıllarda SDMMA'da hocalık yapan rahmetli profesör Sabahattin Zaim'in ifadesiyle "fidanlık" dediği asistanlarda ve öğrenim gören öğrencilerde ben şu kararı gördüm: "Bizim kavgayla işimiz yok." O yılların Türkiye'sinde inanılmaz olaylar olurken ve gençler ölürken, Adapazarı'nda göze batan bir olay yok. Bunun büyük sebeplerinden birini ben İhvan Kitabevi'nde görüyorum. Üniversite gençliğinin hem bilgi, hem kültür, hem de siyasal olarak kendini geliştirmesi üzerine bir projedir İhvan. İhvan'a gelen gençlere bu yönde telkinde bulunan, yol gösteren Selahaddin Şimşek'i gördüm, Numan Yazıcı'yı gördüm, Yusuf Aydın'ı gördüm. İhvan Gençliğinin Adapazarı'na iki faydası olmuştur: Bir, Adapazarı'nda kavga olmamıştır, iki, o gençler kendilerini Türkiye'ye hazırlamışlardır. Bir çalışan olarak ben bir de şunu gördüm: Okuldan çıkıp İhvan'a uğramadan eve gitmek ayıp sayılırdı o günlerde."


İhvan ekibi 6. Sapanca Şiir Akşamları'nda – 2006
(Soldan): Fahri Tuna, Sami Güçlü (kurucu), Numan Yazıcı (kurucu), İsmail Aydın,
Yılmaz Güney (kurucu) (Fahri Tuna Arşivi)

İHVAN'IN RAHLE-İ TEDRİSİNDEN
200'ÜN ÜZERİNDE KİŞİ GEÇTİ

"2001 yılında Abdullah Ağbi (Gül) ile merhum Yusuf Ağbi (Aydın) benden İhvan Kitabevi'nden gelip geçen kişilerle ilgili bir çalışma yapmamı istediler. Ad soyad, görev, adres, telefon vs.. Çalışmayı tamamladığımda birbirinden değerli200'ün üzerinde isim tespit ettim. 3 Ekim 2009 itibarıyla bugün İhvan'ın "rahle-i tedrisi"nden geçenlere bir göz atacak olursak; bir cumhurbaşkanı (Abdullah Gül), bir bakan (Prof.Dr. Sami Güçlü), 11 milletvekili ama maalesef aralarında Sakarya Milletvekili yok (Prof.Dr.Sami Güçlü - Konya, Ahmet Büyükakkaşlar – Konya, Prof.Dr. İ. Mete Doğruer-Osmaniye, Prof.Dr. Ömer İnan – Mersin, Prof.Dr.Yüksel Çavuşoğlu – Aksaray, Prof.Dr.Mehmet Tekelioğlu –İzmir, Prof.Dr.İsmail Hakkı Biçer - Kütahya, Prof.Dr. Mustafa Öztürk – Hatay, Prof.Dr. Mustafa Özbayrak – Kırıkkale), 2 belediye başkanı (Alaattin Yılmaz – Bolu, Ali Ertem – Çerkezköy), bir çok genel müdür (İbrahim Ertiryaki – Tüvasaş, Ali Arıduru – Sivil Havacılık, Bedrettin Yıldırım – Tarım Kredi Kooperatifleri), çok sayıda genel müdür yardımcısı, daire başkanı, şube müdürü vs. vs. İhvan misyonunu kesinlikle yerine getirmiştir.Arkadaşlarımızın ne kadar başarılı oldukları ve kendilerini ne kadar iyi yetiştirdikleri Türkiye'nin malûmudur. "


BUGÜNÜN ADAPAZARI'NDAKİ İHVANLILAR

Halit Katırcı'ya "bugünün Adapazarı'ndaki İhvanlıları" soruyoruz. "30 yıl öncesinin o ekibinden bugün en fazla 6-7 kişi var Adapazarı'nda. İbrahim Ağbi (Ertiryaki) Tüvasaş Genel Müdürü. Ercan Güneş var, tüccar. Alaattin Taşçeken var, emekli. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanıyken yeni emekli olan Fahri Tuna var, Sakaryaspor menajeri, daha önce teknik direktörlüğünü de yapan Hikmet Sevim var, TEİAŞ yöneticisi Hikmet Yıldız var, Halit Katırcı yani ben varım."


Halit Katırcı

"İHVAN YOKSA ADAPAZARI DA YOK" DÜŞÜNCESİYLE DEVRALDIM"

Kültürel alanda bir nevi "Adapazarı Şehir Efsanesi" olan İhvan Kitabevi'nin "bugününü" soruyoruz. "İhvan 1982'ye kadar misyonunu sürdürdü. 3-4 yıl daha kitabevi olarak devam etti. 1987'de Salih Yazıcı devraldı, o günlerin şartları gereği, kitabın yanında kırtasiye de satmaya başladı. Uzun süre böyle devam etti. Salih Ağbinin 2000 yılında vefatı üzerine İhvan'ı tekrar kardeşi Numan Ağbi devraldı. Ama yorgun ve rahatsızdı. Bir gün camda "devir ilânı" gördüm. Sanki bir devrin sona erdiği gibi bir duyguya kapıldım. Hem oranın eski bir çalışanı, hem de oranın her şeyini bilen birisi olarak "İhvan yoksa Adapazarı da yok" diye düşündüm. Onca insanın buluşma noktasıyla irtibatının kesileceğini hissettim. Bunun Adapazarı'na zarar vereceğini düşündüm. 2006'da anlaşıp devraldım. Yaptığım tadilatta ise, İhvan'ın otuz bir yıl önceki tabelasını, içerideki kubbeyi aynen korumaya çalıştım. Üç yıldır da "kapatmama" adına mücadelemi sürdürüyorum. Şu anda www.ihvankitabevi.com adıyla internet sitesi de kurdum.

"SAKARYA İHVAN'IN GÜCÜNÜ KULLANAMIYOR"

Açılışının üzerinden otuz bir koca yıl geçmiş. Kurucularından Prof.Dr.Harun Taşkın'a "İhvan"ı sorduğumuzda "mektep" olarak cevaplandırıyor. (5) Şair – Yardımcı Doç.Dr. Yılmaz Güney ise "İhvan"a şöyle bakıyor: "Asıl İhvan 5-6 yıl sürdü. Misyonu bir düşünce hareketi meydana getirmek ve bir okuma alışkanlığı kazandırmaktı. Bugün itibarıyla geriye dönüp baktığımızda, bunlara büyük ölçüde ulaştığını görebiliyorum". Tuvasaş Genel Müdürü İbrahim Ertiryaki'nin "İhvan'a" bakışı ise şöyle: "Dönem itibariyle pek çok insanın gerek zihni gerekse hayatın içindeki duruşuna ciddi katkı sağlayan İhvan Kitabevi, hepimizin ikinci adresi olmuştu. Başta Numan ağabey olmak üzere, bugünün pek çok önemli ismiyle yan yana olmak, akşam sohbetleriyle içimizi ısıtmak, zihnimizi aydınlatmak o dönemin en keyifli anılarımdan. Kısaca diyebilirim ki, İhvan Kitabevi bir ekoldü".(6) Kitabevinin bugünkü işletmeci Halit Katırcı ise "İhvan'ın misyonunu yerine getirdiğini" kabul etmekle beraber, bir şeye çok üzüldüğünü söylüyor: "O gruptan bugünün Adapazarı siyasetinde hiç kimse yok. Gerek Mecliste, gerekse Ankara bürokrasisinde, Sakarya, sahip olduğu bu gücü kullanamıyor..."
----
1) Yılmaz Güney, 1949 Trabzon doğumlu, Fizik alanında Yrd.Doç.Dr. 1977 yılından bu yana SAÜ'de öğretim üyesi olarak görev yapıyor, evli, 4 çocuk babası, 30.09.2009 tarihinde Serdivan Yeşilkent'teki Kütüphanesinde yaptığımız söyleşide anlattıklarından,
2) Sakarya Diriliş Cemiyeti Haber Bülteni, Yıl:1, Sayı: 7-8, Sayfa:1,
3) Numan Yazıcı, "Oku", Sakarya Diriliş Cemiyeti Haber Bülteni, Yıl:1, Sayı: 7-8, Sayfa:2,
4) Halit Katırcı, 1959 Adapazarı doğumlu, İTÜ SMF Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu, emekli yönetici, evli üç çocuk babası, 3.10.2009 tarihinde Kurtuluş Çayevinde yaptığımız söyleşide anlattıklarından,
5) SAÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr. Harun Taşkın'la 30.09.2009 tarihinde Serdivan Yeşilkent'teki Kütüphanede yaptığımız söyleşide anlattıklarından,
6) İbrahim Ertiryaki, 1956 Adapazarı doğumlu, Makine Yüksek Mühendisi, evli 4 çocuk babası, 4.10.2009 tarihli telefon görüşmesinden.

06 Ekim 2009 - --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 2.971.194 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakarya'daki sağlık hizmetlerini yeterli buluyor musunuz ?