Şeker Davasında ilk celse!

Adapazarı 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya Adapazarı Şeker Fabrikası eski Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mülayim, eski Genel Müdür Ayhan Teke, eski muhasebe müdürü Dizdar Aytek ve müteahhit Ahmet İşgüzar ile sanık avukatları Avukat Hikmet Özdemir, Rahşan Bengi Gezgin Kayan, M. Orhan Gür, Gülay Özşahin Davut ve Yenal Gökcan katıldı.
Diğer sanıklar Adapazarı Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aya, yöneticiler Sebahattin Karasakal, Cevdet Sağlık, Recep Şevket Kökçü, İsmet Uğur Başar, Yaman Genç de mazeret bildirmek suretiyle duruşmaya katılmadılar.

Sanıklar, haklarında daha önce hazırlanan fabrikaya kireç taşı alımı ihalesinde görevi kötüye kullandıkları gerekçesiyle hazırlanan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemi içeren iddianamenin okunmasının ardından savunmalarını yaptı.
Sanıklardan fabrikanın eski Muhasebe Müdürü Dizdar Aytek, dosyada bulunan yönetimin kaldığı lüks otellerin faturalarının şirkete ödettirilmesi ile ilgili, "Söz konusu otel şirketimizle anlaşması olan bir otel olduğu için muhtemelen yer bu sebeple şirket adına ayrılmıştır. Ödemenin şirkete yaptırılması ile ilgili olarak ise muhtemelen gözden kaçması nedeniyle olmuştur" dedi. Bir kastı olmadığını anlatan Aytek, şöyle konuştu: "Daha sonra ben bu otel faturasını şirkete ödemedim. Kireç taşı alımına ilişkin
ihaleye yönelik suçlamada ise hatırladığım kadarıyla ihaledeki fiyat ortalama piyasa fiyat araştırmasına göre, daha düşük bir fiyattı. Müfettişin raporundaki usulsüzlük saptaması muhtemelen kireç taşının bu bölgede olmaması nedeniyle nakliye ve diğer ücretlerin fiyata dahil edilmemesinden kaynaklanmış olabilir. Ayrıca, ihaleye sadece bir kişi başvurmuştu diye hatırlıyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Otel faturası ile ilgili oluşan zararı gidereceğim."

Sanıklardan Müteahhit Ahmet İşgüzar da savunmasında hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek şunları söyledi:

"İddiaya konu olan ihalede en uygun teklifi ben verdim. Bu sebeple şeker fabrikasına kireç taşı satımı ile ilgili ihaleyi ben kazandım. Öncelikli olarak şirketin ihtiyacı olan ve ihalede geçen tüm kireç taşını kendi taş ocağımdan sağlayabileceğimi düşündüm. Ancak kireç taşı laboratuvar testlerinden geçmedi. Bunun üzerine şeker fabrikasının gıda işinde kullanacağı kireç taşının özelliklerini taşıyabilecek kireç taşını bulduğumda kireç taşını çıkaran taş ocağına gerekli ekipman yardımı yaptım. Oradan da kireç taşının çıkarılmasına yardımcı oldum. Ayrıca, kireç taşının gıda işinde kullanılabilmesi için sahip olması gereken başkaca özellikleri de kazandıracak işlemler yaptım." Taş ocaklarından hammadde olarak kireç taşını aldığını anlatan İşgüzar, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşledim gıda işinde kullanılması için gerekli olan özellikleri kazandırdım. Bu aşamada bir kısım harcamalar yaptım. Dolayısıyla bana haksız para ödenmesi mümkün değildir. Eğer ki Şeker Fabrikası 8 TL ile 9 TL'den başka şirketlerden kireç taşını almış olsaydı, dahi bu ucuz kireç taşının gerekli özellikleri kazanabilmesi amacıyla yapılması gereken harcamalar dikkate alındığında ihalede verdiğim fiyat normal bir fiyattır. Hatta ilk sene zarar ettim. Başkaca yerlerdeki şeker fabrikalarıyla Adapazarı Şeker Fabrikasının ihalesindeki farklı rakamlardan bahsedilmekle birlikte diğer kıstas alınan fabrikalar büyük miktarda alım yapmaktadır. Ayrıca, kireç taşının çıkarıldığı ocaklar ve ocaklarda ve üretimde kullanılan ekipmanlar fabrikanın kendi malıdır. Dolasıyla bu kıyaslama doğru değildir"

Fabrikanın eski Genel Müdürü Ayhan Teke de, 20 Eylül 2006 tarihinde Adapazarı Şeker Fabrikası Genel Müdürü olarak göreve başladığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:

"2007 yılının 10 Ekim tarihine kadar bu görevi sürdürdüm. Şeker fabrikasının çalışabilmesi için gerekli olan ve önemli olan en önemli ürün kireç taşı olduğundan gelir gelmez bununla ilgili çalışma yürüttüm. Çünkü kireç taşı kullanılmadığı takdirde beyaz şeker elde etmek mümkün değil. Ayrıca taş ocağından çıplak halde kireç taşının şeker fabrikasında gıda işinde kullanılması mümkün değildir. Gıda işinde kullanılması taşıması gereken özellikler bulunmaktadır. Adapazarı'nda faaliyet gösteren bir taş ocağından 2 defa kireç taşı aldırıp analiz yaptırdım. Sonuçlar olumsuz çıkınca fabrikaya daha önce kireç taşı sağlayan Ahmet İşgüzar isimli kişi ile yapılmış olan anlaşmanın devam etmesine yönelik işlem yaptım. Verdiğimiz fiyat fahiş bir fiyat değil. Herhangi bir şekilde güveni kötüye kullanmış değilim, aksine fabrikanın iyi çalışabilmesi için gerekli şartları uygun fiyata sağladım. Yerel ve ulusal basına ilan vermeme rağmen ihaleye kimse katılmadı."

Adapazarı Şeker Fabrikası Eski Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mülayim de savcılık ve müfettişe verdiği ifadelerin doğru olduğunu, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini bildirdi.

Sanık avukatları söz alarak sanıkları ayrı ayrı savundu. Avukatlar duruşmaya gelen sanıkların gelecek duruşmalardan muaf edilmesini talep etti.

Söz alan Cumhuriyet Savcısı savunmalara bir diyeceğinin olmadığını, talimat cevaplarının beklenmesi, gelemeyen sanık ve tanıkların zorla getirilmesi, sanıklar Uğur Yaman, Ahmet Mülayim, Ahmet İşgüzar, Ayhan Teke, Dizdar Aytek'in duruşmalardan muaf tutulmasına karar verilmesi, suçtan zarar görme ihtimaline binaen davanın Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifine ihbar edilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, savunmaların ardından kararını açıkladı.
Mahkeme heyeti, gelmemesinin geçerli nedeni olmayan bir kısım sanıkların zorla getirilmesine, mazereti bildirilen sanıkların duruşmaya yeniden davet edilmesine, sanıklar Uğur Yaman, Ahmet Mülayim, Ahmet İşgüzar, Ayhan Teke, Dizdar Aytekin'in, duruşmalara katılmasına gerek olmadığına karar verdi.
Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

- Medyabar, Güncel bölümünde yayınlandı
https://medyabar.com/haber/2679456/seker-davasinda-ilk-celse