Herkes Ali İnci'yi konuşuyor

Hendek Belediye Başkanı Ali İnci popülaritesi hayli yüksek bir siyasetçi...
Her yaptığı, her söylediği olay oluyor...
Gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemiyor...
Bunu bildiğim için haftalar önce bir röportaj yaptım kendisiyle...
Bu röportaj da olay oldu ve ulusal basının dahi dikkatini çekti...
Ulusal gazete ve internet siteleri Başkan İnci'nin ''Paralelciler Hendek'te barınamaz... Bana odunla vurana ben demirle vururum'' sözlerini manşetlere taşıdılar...
Gerek röportajın etkisi, gerekse İnci başkanın sözlerindeki sertlik olayı mahkemeye taşıdı...
Ben de iki kere basın savcısına ifade verdim bu konuyla ilgili...
Üstüne üstlük bir şikâyet de Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yapıldı...
Geçen Çarşamba günü bu sefer de Akit gazetesinden Hasan Karakaya köşesine taşımış bu hadiseyi...
Yarım sayfayı bulan köşesinin büyük bölümünü Başkan İnci'nin Paralel Yapı'yla mücadelesine ayırmış...
Son derece ilginç ve bir o kadar da çarpıcı tespitlerde bulunmuş Karakaya...
Bazı tespitleri şöyle:
Paralel Yapı tarafından Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne şikâyetedilen bir tek ilçe belediye başkanı vardır, o da Hendek Belediye Başkanı Ali İnci'dir...
957 belediye başkanından hiçbiri hedef alınmamış ama Hendek Belediye Başkanı hedef tahtasına oturtulmuş...
Ali İnci'nin verdiği mücadele herhalde diğerlerinden daha tavizsiz olmalıdır ki onu hedef tahtasına oturtmuşlar...
Ali İnci Paralelcilerin nasırlarına tam basmakta, canlarını acıtmakta ve emellerine taş koymaktadır...
Karakaya, yazısında bunun gibi daha birçok çarpıcı tespite yer vermiş...
Bunların arasında İnci'ye Gagavuzya ziyareti esnasında bir genç kız kullanılarak tuzak kurulmak istendiği iddiası bile var...
Öyle anlaşılıyor ki Ali İnci ve Paralel Yapı meselesi daha çok gündemde kalacak...
Sonu nereye varır bilmem ama bu hamur daha çok su kaldıracak...
GÖNLÜMDEN SELAHADDİN
ŞİMŞEK İSMİ GEÇİYOR
Büyükşehir Belediyesi'nin takdire şayan uygulamalarından biri de yapılan bazı hizmetlerin ve açılan tesislerin ismini halk anketiyle belirlemesi...
Bu kapsamda daha önce halk anketleri neticesinde akıllı kart uygulamasına Kart54, şehir içi raylı sisteme ADARAY, şehrin ilk sanat galerisine Sakarya Sanat Galerisi, konser salonuna da Ziya Taşkent Konser Salonu adı verilmişti...
Şahsen ben de bu anketlerin tümüne katılmış, sadece Ziya Taşkent ismini tutturmuştum...
Şimdi de benzer bir anket çalışması Kent Park içerisinde bulunan şehir kütüphanesiyle ilgili başlatılmış...
Burası evvelden İl Özel İdare Kütüphanesi olarak anılıyordu...
Vatandaşların oyları sonucunda Selahaddin Şimşek, Faik Baysal, Sezai Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek, Sait Faik Abasıyanık gibi yazarlardan birinin adı kütüphaneye verilecek...
Ya da kütüphanenin başına Nehir, Gençlik, Ada Halk gibi basit, sıradan ve ruhsuz başlıklardan biri gelecek...
Ben oyumu genç yaşta vefat eden, bir yazıp pir yazan, bu şehrin hafızasında ayrı bir yeri olan özdeyiş yazarı Selahaddin Şimşek'ten yana kullandım...
Umarım Sakaryalılar da kısa ömrünü bir ömrü olduracak özdeyişlerle bereketli ve mübarek kılan ve bu şehrin evladı olan Selahaddin ağabeye destek olurlar...
Anket çalışması 24 Eylül Çarşamba günü sona erecek...
Vatandaşlar www.sakarya.bel.tr adresine girerek oylarını kullanabilir...
NE OLDU BİZİM
DONATIM PARK?
Hazır bahis isimlerden açılmışken, bir ara Kent Park ve Kent Meydanı gibi yerlerin isminin değiştirilmesi de gündeme gelmişti...
Kent Park için Donatım Park, Kent Meydanı için de Vilayet Meydanı isimleri gündeme gelmiş ve kamuoyunda da genel kabul görmüştü...
Hatta bu konu bir ara Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'na da intikal etmiş, kendisi de "Arkadaşlar bir çalışma yapıp getirsinler" diyerek meclis grubunu işaret etmişti...
Aradan aylar, yıllar geçti ve bu mesele unutulup gitti...
Allah aşkına, dünya kadar isim dururken kim akıl edip de parka ve meydana Kent adını verdi ki zaten...
Bu kadar donuk, soğuk ve anlamsız isim olur mu...
Şehrin yetiştirdiği bir değerin, hiç olmadı bari güzel bir çiçeğin ismini vereydiniz ya...
Tekrar söylüyorum; bu hususta en uygunu Kent Park'a Donatım, Kent Meydanı'na da Vilayet ismi verilmesidir...
Halkın gönlünden geçen ve şehre yakışan da budur...
CHP'DE DEĞİŞİM
KONGREYLE OLMALIDIR
CHP, hepinizin malumu olduğu üzere kurultaylar partisidir...
Bu genelde de böyledir, yerelde de...
Hoş il kongreleri ve kurultaylarda çok fazla bir şey değişmez ama en azından tabanın gazı alınmış olur...
CHP İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu bu işi götüremedi...
Tüm iyi niyetine ve çalışkanlığına rağmen gerek Sakarya gerçekleri, gerekse tecrübe eksiği yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin başarılı olmasına engel oldu...
Curoğlu bilindiği gibi Ecevit Keleş ve Yüksel Büyükakten'in istifaları sonrasında yönetim kurulu tarafında seçildi...
Yani bu yönetim kongreyle geldi, hem de çatır çatır bir mücadelenin ardından...
Şayet gideceklerse de kongreyle, delegenin kararıyla gitmeliler...
"Görevden al, yerine kendine yakın bir ismi ata" düşüncesi hiçbir zaman başarıyı getirmediği gibi, partideki birlik ve beraberliği de tarumar eden bir uygulamadır...
Şayet yine böylesi bir yola tevessül edilirse 2015 genel seçimlerinde bunun faturası çok ama çok ağır olur...
Zira seçim geçmişimiz bu gibi durumların veciz örnekleriyle doludur...

- Medyabar, tarafından kaleme alındı
https://medyabar.com/makale/2748370/{author}/herkes-ali-inciyi-konusuyor