CHP ve MHP'de Ön Seçim Yapılır Mı?

Her seçim öncesinde milletvekili adayları ön seçimle mi yoksa merkez yoklaması ile mi belirlenecek diye tartışma yaşanır...
Bu tartışma da genellikle CHP'de olur...
AK Parti'de zaten ön seçimin yakınından dahi geçilmez...
Yalandan bir temayül yoklaması yapılıp tabanın gazı alınır, daha sonra üst yönetim bildiğini okur...
MHP'nin de AK Parti'den çok fazla farkı yoktur...
AK Parti'de yine temayüldü, anketti, istişareydi gibi birtakım atraksiyonlar olur lakin MHP'de direkt Devlet Bahçeli'nin dediği yapılır...
CHP de güya en demokratik parti havasında pozlar verir ancak o da nihayetinde merkez yoklaması yöntemine sarılır...
Yine de hakkını verelim ki en azından birkaç ilde de olsa ön seçim yaparak diğer partilere nazaran farkını ortaya koyar...
Ben Sakarya'da hiçbir partinin ön seçim yapacağını sanmıyorum...
Zira partilerde lider sultası var ve liderler kendilerine yakın olan ve sözünden çıkmayan milletvekilleri isterler...
Peki, ön seçim olsa ne olurdu derseniz...
AK Parti'de Ali İhsan Yavuz ve ekibi seçimden zaferle ayrılırdı...
MHP'de Münir Kutluata hariç diğer tüm isimler potaya girerdi...
CHP'de ise neyin ne olacağı belli olmamakla birlikte, Engin Özkoç'un şansı devam ederdi...
Ön seçim olmaz ya bu şehirde, hani olursa belki diye merakınızı gidereyim dedim...
HASAN ALİŞAN
BİR EFSANEDİR
Türkiye Cumhuriyeti Sakarya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği...
İnsan yazarken ve söylerken bile yoruluyor...
Allah'tan SESOB diye kısaltması var...
Bu denli büyük, 48 bin üyesi bulunan ve dolaylı olarak yüz binlerce insanı ilgilendiren bir kurumun başkanlığını yürütüyor Hasan Alişan...
Hem de 20 yılı aşkın bir süredir...
Kendimi bildim bileli SESOB Başkanı...
Gazetecilikte gözümü onunla açtım desem abartmış olmam...
Zannım odur ki ömrü vefa ettiği müddetçe de SESOB'un başında kalmaya devam eder...
Kalsın da zaten...
Çünkü işini severek ve hakkını vererek yapıyor...
Öyle olmasa bunca sene SESOB'un başında kalabilir miydi...
Binlerce esnafın güvenoyunu alabilir miydi...
Alişan'ın bu esnafa çok faydalı işleri olmuştur bugüne kadar...
Esnafın işini görmekle, onun derdiyle dertlenmekle ağartmıştır saçlarını...
Özellikle son dönemde Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ile kurduğu olumlu diyalog sayesinde esnafın yaşadığı irili ufaklı meseleler kısa sürede tatlıya bağlanmıştır...
Kırıp dökmeden, popülizm yapmadan, şova ve gösterişe kaçmadan esnafın sorunlarını çözmesini bilmiştir...
Yetkililerle basın üzerinden değil yüz yüze iletişim kurmayı tercih etmiş, meramını lisan-ı münasiple anlatma yoluna gitmiştir...
Bilindiği gibi içinde bulunduğumuz hafta Ahilik Kültür Haftası...
Alişan'ın başında olduğu birlik de her sene düzenlenen etkinlikler çerçevesinde ?Yılın Ahisi?ni seçiyor...
Bu senenin ahisinin elini öpmekle beraber ben de Hasan Alişan'ı bu şehirde ?Tüm Zamanların Ahisi? seçiyorum...
Daha yaşarken efsane olmuş, babacan tavırlarıyla gönüllerde taht kurmuş, ömrü boyunca eli taşın altında gezmiş bir insan olarak bunu hak ediyor Hasan başkan...
Ah bir de fırsatını bulup karalahanaya mısır ekmeğini doğrayabilseydik karşılıklı...
MESLEK ERBABI OLAMADIK
Çocukluğumdan beri ustalara büyük saygım vardır...
Mesleğini iyi yapan ve tabiri caizse yaptığı iş eline yakışan insanları hep imrenen gözlerle izlemişimdir...
Esnaf olmak, usta olmak, bir mesleğin erbabı olmak benim gözümde paha biçilemez bir değere sahiptir...
Ben şahsen bu manada yeryüzünün en yeteneksiz insanlarından biriyim...
Duvara çivi çakamam, musluk bozulsa onaramam, elektrik işlerinden aslandan kaçar gibi kaçarım...
Ekmek kesemem, yumurta kıramam, çay bile demleyemem...
Kısacası elimden hiçbir iş gelmez...
Keşke her gün mütemadiyen kereste yontan bir marangoz olabilseydim...
Tavında demir döven bir demirci ya da gaz altı kaynakçısı veya saat tamircisi olabilseydim...
Jilet gibi pantolonlar dikebilseydim ya da ne bileyim bahçeleri ekip biçebilseydim...
Bir sanatım, bir konuda ustalığım, darda kaldığımda karnımı doyuracak bir meziyetim olsaydı keşke...
Ama olmadı maalesef...
Gazetecilik düştü bizim de payımıza, neylersin...
Elini ateşe sokmak gibi, uçurumun kenarında gezinmek gibi bir meslek düştü bize...
Neresinden bakarsan bak mesuliyeti olan, direkt kul hakkına taalluk eden bir meslek düştü...
Ne yapalım, bizim de imtihanımız buymuş...
Ne kadar az zararla ayrılırsak bu dünyadan yanımıza kârdır...
Acaba diyorum bundan sonrası için bir umut olabilir mi...
Bir baltaya sap olmak için hala bir şansım var mıdır acep...
Terzi Hayri'nin (Köse) yanına gitsem öğrenebilir miyim pantolon dikmesini...
Süleyman amca (Kamacı) beni yanına çırak olarak alsa demir ustası olur mu benden...
Özcan abinin (Toplan) top top kumaşlarını tek bir el hareketiyle açıp kapatabilir miyim bu saatten sonra...
Rıdvan Usta (Ademoğlu) gibi pişirebilir miyim Arnavut ciğerini...
Zor, hem de çok zor...
Öyle ki çocuk yaşta başlar ustalığa giden yol...
Oysaki ne isterdim iyi bir usta, iyi bir esnaf, iyi bir meslek erbabı olmayı...
Hatta yılın ahisi seçilmeyi, ne de çok isterdim...
Bir yanımda Zeki başkan (Toçoğlu), diğer yanımda Hasan başkan (Alişan), sararlardı belime kuşağı...
Gazeteciler de fotoğrafımı çekip baş sayfaya basarlardı...
GÜNÜN ÖZLÜ SÖZÜ
Kargalar ötmeye başlayınca
Bülbüller susar
Mevlana Celaleddin-i Rumi

- Medyabar, tarafından kaleme alındı
https://medyabar.com/makale/2774031/{author}/chp-ve-mhpde-on-secim-yapilir-mi