Böyle bir koltuğu bırakmak için deli olmak gerek!

Günay Yazıcıoğlu
Günay Yazıcıoğlu

29 yıldır bu şehirde basın emekçisiyim. Mesleğe başladığım 1991 yılında Hasan Alişan' da Sakarya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (SESOB) başkanlığına seçilmişti. Yani 29 yıldır Alişan' da bu koltukta esnafları temsil eden odaların başkanlığını yapıyor.

Hatta Alişan, 2022 yılında yapılacak olan seçimlerde yine SESOB başkanlığına aday olmak için hazırlanıyor.

Eeee neden hazırlanmasın ki, oturduğu yerde para basan bir koltuğu  kim bırakmak ister..

Sistem kurulmuş, çarklar Hasan Alişan için dönüyor.

SESOB 2014 yılında Mesleki Yeterlilik Kurumu' ndan (MYK) Mesleki Sınav Yapma ve Belgelendirme yetkisi alarak, SESOB Mesleki Sınav Merkezini (MSM) hayata geçirdi.

O dönem Genel Sekreterlik görevini yürüten Oktay Albayrak bu merkezin başına getirildi.

Türkiye'de yetki sahibi olan ilk ve tek merkez olarak faaliyete başlayan SESOB MSM, 3-5 derken bugün 16 iş kolunda mesleki yeterlilik sınavı yapmakta ve mesleki yeterlilik belgesi vermekte.

Bugün artık birçok iş kolunda, Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan hiçbir yerde çalışamıyor.

En basit örnek; bu belge olmadan bir boyacı ustası evinizi dahi boyayamaz. Boyadığı takdirde kaçak çalıştığı gerekçesiyle ceza alır.

O nedenle bu merkez açıldığı günden beri yaptığı sınavlarla adeta para basıyor.

Para basıyor diyorum çünkü; inşaat boyacısı bile bu belgeyi almak için gireceği sınava 975 TL para ödemesi gerekiyor. İnşaat işçisi 650 TL, duvarcı 1.025 TL, betoncu 1.150 TL vs.  Hiçte azımsanacak rakamlar değil bunlar.

Sadece Sakarya değil, Türkiye'nin dört bir yanından bu belgeyi alabilmek için 16 işkolunda çalışan emekçiler bu merkeze geliyor.

Burası esnafa iyi bir gelir kapısı oldu olmasına da, bu gelir esnafa nasıl yansıyor açıkçası merak etmiyor değilim.

Eminim ki esnaflarda kendilerini temsil eden SESOB' un bu geliri nerede, nasıl değerlendirdiğini merak ediyorlardır.

Gelelim asıl konumuza..

Başkanı  Alişan, iddialara  göre SESOB' un imkanlarını kullanarak kendisine İNPEC adı ile ayrı bir şirket kurup, şirketin sadece yüzde 3'üne SESOB' u ortak göstermiş. Kısa bir süre içinde de 10 ayrı iş kolunda sınav yapma yetkisi almış. SESOB Merkezi Sınav Merkezi'nde yapılan sınavların da büyük bölümünü yüzde 95 sahibi olduğu İNPEC' e kaydırmış.

Yani esnafın rızkını bölmüş.

Yani SESOB üzerinden açılması gereken sınavlar ve paralar dolayısı ile Hasan Alişan'ın şirketi üzerinden, Alişan'ın kasasına gitmiş, gitmeyede devam ediyor.

Alişan, bunları yaparken de halen esnafın sırtından geçinmeye devam ediyor.

Çünkü bu şirkette SESOB'un, Büyükşehir Belediyesi'nden esnaflar adına ucuza kiraladığı Camili'de ki işyerlerinde faaliyet gösteren SESOB Mesleki Sınav Merkezi'nde, sanki SESOB 'un şirketiymiş gibi 2 yıldır faaliyetlerine devam ediyor.

Taki işin kamuoyunda duyulmasına kadar.  Yaklaşık 20 gün kadar önce  Alişan, kendi şirketini apar topar Serdivan'a taşıyor.

Kendi şirketi diyorum iddiaya göre SESOB' un yüzde 3 hissesini de Alişan sermaye artırımına giderek alıyor.

Bu arada Mesleki Sınav Merkezi'nin başına getirilen Oktay Albayrak' ın işine de bundan 9 ay kadar önce son veriliyor.

Aslında Oktay Albayrak’ın işine son verlmiş olmasıda hayli düşündürücü.

Çünkü bu işin fikir babalarından biri Albayraktı ve SESOB MSM’nin kurulmasında büyük emeği olan birisi. Burada bir çıkar çatışması yaşandı kanımca.

Peki Sayın Alişan'ın kurduğunuz bu şirketten temsil ettiği oda başkanlarının haberi var mı?

Bu şirket 2 yıl SESOB Mesleki Sınav Merkezi ile aynı yerde faaliyet gösterirken, yer kirasına ortak oldu mu?

Faturaları, giderleri paylaştı mı?

Bu şirket 2 yılda ne kadar para kazandı?

Kağıt üzerinde yüzde 3 hissesi olan SESOB' a ortaklık sürecinde kar payı verdi mi?

Diğer tarafta; 2014 yılında faaliyete geçen SESOB Mesleki Sınav Merkezi'nde bugüne kadar ne kadar sınav yapıldı?

Bu sınavlardan ne kadar gelir sağlandı ve bu sağlanan gelin nerelerde nasıl kullanıldı?

Sanırım temsil ettiğiniz esnaflar bunları bilmek isteyecektir.

Şimdi diyeceksiniz ‘ben bunun hesabını genel kurulda temsil ettiğim esnafa veririm.’ Tabii ki verirsiniz, minareyi çalan kılıfını uydururmuş..

Bunların yanında yakın tanıdığınız bir kadın üzerinden bir başka şirket açtığınız iddiaları da var. Bu şirket üzerinden de birliğe bağlı tüm odaların eğitim seminerlerini verdirmenin yanında, belediyeler, üniversiteler gibi birçok kurumu da bu şirkete iş bağladığınız iddia ediliyor.

İddialar bununla da sınırlı değil, bu şirketin kira vs. giderlerinin de Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin kasasından çıktığı söyleniyor.

Kahve dünyası zincirlerinin nasıl açıldığına hiç girmeyeceğim..

Geçmiş defterleri açıp Sapanca Özkum Tesisleri’nin nasıl esnafın elinden gittiğine, Katlı Pazaryeri’nde dükkanların gariban esnafa  kaçıncı  kez satıldığı konularına hele hiç girmeyeceğim.

Velhasıl böyle bir başkanlığı bırakmak için deli olmak gerek.

Hasan başkan ise gördüğüm en zeki insanlardan biri..

- Medyabar, Günay Yazıcıoğlu tarafından kaleme alındı
https://medyabar.com/makale/5717190/gunay-yazicioglu/boyle-bir-koltugu-birakmak-icin-deli-olmak-gerek