Yeni dünya düzeni ve 666

Zülfikar Özçelik
Zülfikar Özçelik

Türk Lirası’nın döviz karşısında hızlı düşüşü hepimizi öfkelendiriyor. Cebimizdeki paranın günden güne erimesi, alım gücünün düşmesi gelecek kaygılarımızı da arttırıyor. Peki ne oluyor?

Ekonomist değilim, ekonomiden anladığım da pek söylenemez? Bu duruma hayıflanmıyorum da. Çünkü önceki gün Merkez Bankası’nın açıklamasına baktığımda benim kurduğum cümlelere yakın cümleler kurmuş. Yani ekonomiden anlayanlar da konuyu ekonomik olarak açıklayamadı.

O halde bir adım geriye gidip olan biteni şöyle karşımıza tam ekran alalım.

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) COVID-19 salgını sonrasında, ekonomiyi sürdürülebilir bir şekilde yeniden inşa etme önerisi neydi? Büyük Sıfırlama, Great Reset veya Global Reset.

Nasıl olacak bu? Biz resetlemeyi bilgisayarda kullandığımızda bazı dosyaların zarar görebileceğini, bazılarının silinebileceğini biliyoruz. O halde dünyayı resetlemek isteyen güç odakları da bazı şeyleri gözden çıkarmış olsa gerek.

İşin ilginç yanı, covid belasını yaydıktan sonra zaten zora giren yaşamların neyini sıfırlayarak yenilenebilir ve sürdürülebilir bir hamle yapacaklar?

İnsanları ölümle, salgınla korkuttuktan sonra eski dünya düzenindeki üretim ve sosyal yaşamı yok etmenin ardından birden Paris İklim Anlaşması’yla “havamız, suyumuz, toprağımız kirleniyor, önlem alalım” şirinliğinin neden sonuç ilişkisini anlamak oldukça zor.

Koronavirüs’ün etkileri devam ederken bir taraftan da fosil yakıtlı enerji kullanımlarının yasaklanma hamlesi, darbe almış üretim merkezlerini ikinci bir çıkmaza sokuyor.

Dünya genelinde artan hayat pahalılığı, üretim azlığı ve yakın gelecekte planlanan kaosla güçlü olan ayakta kalacak.

Türkiye, bu büyük resetlenmeden en az zararla çıkmak için önemli tedbir aldı. Ancak bazıları tedbirden ziyade taviz gibi gözüküyor. Özellikle Dünya Sağlık Örgütü’nün adeta hükümetler üstü talimatlarına tam ve sorgusuz tabi olması, olası risk ve tehditleri azaltılacağı düşünülürken hiç de öyle olmadı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerikan Başkanı Trump ile kurduğu iyi ilişkilerle doğrudan hedef alınmayan ülkemiz, Biden döneminde acımasızca ve sinsi planlarla hedef haline getirildi. Covid öncesi en önemli gerginlik bir rahiple ilgiliydi. Trump açıkça tehdit ederek güçlü dolar karşısında Türk Lirası’nı ezmekle tehdit etmişti. Trump’in istediği tarihte Rahip verilmedi, aylar sonra mahkeme kararıyla serbest bırakıldı. Trump o süreçten sonra Erdoğan’ı daha yakından tanıma fırsatı buldu ve ilişkiler olumlu şekilde devam etti.

Covid sürecinde de Erdoğan ve Trump küresel güçlere karşı ortak tepkileriyle öne çıkıyorlardı.

Ancak Amerikan seçimleri sonrası Erdoğan yalnız bırakıldı. Ülkenin geleceği, toplumun refah ve sağlığını bu büyük küresel güce ezdirmeden bu süreci nasıl yönetecekti?

Bazı stratejilerle DSÖ ve İklim Anlaşması adımları atılsa da Büyük Resetleme’nin hışmından kurtulunamadı. Hatta ve hatta yetkililer tarafından bazı paylaşımlar var ki özellikle sosyal medyada büyük yankılara neden oldu. Bir yerlere mesaj olarak algılandı. Onların en önemlisi “666” rakamı.

Ne var, ne güzel sayı işte denilip geçemiyorum. Para dağıtılacak 666 TL, toplantı yapılacak 666 kişi, proje yapılacak 666…

Bu böyle devam edip gidiyor.

Bu rakam ürünlerde, fiyatlarda da karşımıza çıkıyor. Barkod sisteminde sayıları gösteren çizgi gruplarının başında, ortasında ve sonunda yer alan çizgilerin her biri altı sayısının işaretidir ve bütün barkodlarda 666 yazılıdır. Aziz Yuhanna, şeytanın “rakam”karşılığının, “666” olduğunu söyler. Modern çağın en önemli icadı olan internetin en önemli kavramı olan “world wide web” ifadesinin kısaltması “www”de bulunan “w” harfi, İbrani alfabesindeki “vav” harfidir ve bu harfin sayı karşılığı altıdır. “www” bu nedenle 666 sayısına karşılık gelir ve şeytanın adresi olduğuna inanılır. Bunun gibi daha pek çok düşünce ve komplo teorisi 666 sayısı ile ilişkilendirilmektedir(Korkmaz, 2006: s. 70).

Hal böyleyken bu rakamda ısrar eden bazı danışmanları ve yetkilileri uyarmak gerekmez mi?

Cumhurbaşkanımızın artık yeni adımlar atacağı ortada. Yakında bazı bakanlıklarda değişiklikler olursa sürpriz olmayacaktır.

Erdoğan’ın kendi ifadesiyle faizle mücadelede yalnız kalsa da “nas bunu gerektiriyor, ama bazı arkadaşlarımız hala faizi savunuyor” çıkışı bugün dolara boynumuz ağrıyarak bakmamıza neden oldu.

Savaş artık doğrudan topla tüfekle değil, salgın hastalıklarla, algı oyunlarıyla, dijital teknolojilerle ve parayla yapılıyor. Erdoğan’ın “Ekonomik Kurtuluş Savaş” vurgusu da bundan kaynaklanıyor.

Bunu kaosa çevirmek isteyenler sokağa çıkma çağrısı yapsa da karşılık bulmadı, bulmayacaktır da. Ancak başta Cumhurbaşkanı olmak üzere devletin yetkilileri yapılan mücadeleleri şeffaf bir şekilde halkla paylaşmalı, halkın ekonomik kaygılarını giderecek açıklamalar ve adımlar atmalı.

İşin özeti, ilmi siyaset başka bir şeydir hakikat başka bir şeydir. Biz hakikate tutunmalıyız!

- Medyabar, Zülfikar Özçelik tarafından kaleme alındı
https://medyabar.com/makale/8333193/zulfikar-ozcelik/yeni-dunya-duzeni-ve-666